Öz Olumlama Hayatımıza Nasıl Etki Ediyor?

0
15
öz olumlama
öz olumlama

Öz olumlama aslında hepimizin farkında olmadan hayatımızın içerisinde sahip olduğumuz değerlerimize karşı davranışlarımızı ayarlama şeklimiz diyebiliriz. Bazen bu kavram öz saygı ile karıştırılsa da aslında öz saygıdan farklılaşan bir kavram. Öncelikle Öz olumlamanın ne olduğunu anlamak için özsaygı ile ayrışan noktalarına bakalım.

Öz saygı ve Öz Olumlama Arasındaki Fark Nedir?

Öz saygıdan kişinin kendine duyduğu saygı ve kendine verdiği değer olarak bahsedebiliriz. Kendimize verdiğimiz öncelikler, kendimizle ilişkimiz, ihtiyaçlarımızı karşılamamız, kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeye açık oluşumuz diyebiliriz. Öz olumlama ise hayat içerisinde sahip olduğumuz değerleri merkez haline getirme ve yaşam içerisindeki davranışlarımızı, tutumlarımızı bunlara göre belirlememizde bize yardımcı oluyor. Birçok psikolog ve psikoterapist tarafından önerilen öz olumlama neymiş birlikte bakalım.

Öz Olumlama Nedir?

Hayatta hepimiz kendimize göre belirlediğimiz değerler, idaller, doğru ve yanlışlar çerçevesinde yaşıyoruz. Bu değerleri oluşturduktan sonra belki de günlük yaşamımızdaki en küçük seçimlerimizden büyük kararlarımıza kadar bu değerler üzerimizde etkili oluyor. Aslında öz olumlamanın, seçimlerimizi yaparken hayatımızın merkezine koyduğumuz değerlerimizi kendimize anımsatmamız olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bunları farkında olmadan kendimize hatırlatmak bir nevi bizim neleri önemsediğimizi, değer yargılarımızı, özelliklerimizi, nelere değer verdiğimizi ve kim olduğumuzu bize hatırlatıyor.

Öz Olumlama Psikolojimizi Nasıl Etkiliyor?

Öz Olumlama Teorisi ’ne göre bizler kendimizle ilgili görüşlerimizi ve düşüncelerimizi davranışlarımız ile uyumlu hale getirmeye çalışıyoruz. Kendilikle ilgili yargılarımızla uyum içerisinde olmak bizi daha pozitif duygular hissettiğimiz bir psikolojinin içerisinde tutuyor. Ancak kendilikle ilgili değer ve yargılarımızda uyumsuzluk ortaya çıktığı zaman kendimizi rahat hissedemiyor, kaygılanıyor, depresif hissediyor ve bunlar gibi olumsuz duygular içerisinde olmaya başlıyoruz. İşte tam da bu durumda bu olumsuz duygularla başa çıkabilmek için savunma mekanizmaları geliştiriyor ve hatta tutarsız olduğunu hissettiğimiz bir davranışımızı elimine etmek için hoşumuza giden davranışlarımızı olumlayarak durumu düzeltmeye çalışıyoruz.

Ancak bu durumu fark etmemizle birlikte öz olumlama sayesinde bir avantaj elde etmiş oluyoruz. Kaygı, korku, rahatsızlık ve benzeri hoşumuza gitmeyen duygulanımlar yaşadığımızda bahsettiğimiz savunma mekanizmalarının arkasına saklanmaktansa içinde bulunduğumuz ve hoşumuza gitmeyen davranışımızla ilgili kendimize farkındalık kazandırabilmiş oluyoruz. Bunu yapabilmemizin asıl sebebi ise değerlerimizi hatırlayıp bu idealle hedeflerimize devam etmek için motivasyon ile devam ediyoruz. Tam da bu noktada hatalarımızı bizi kaygılandıran deneyimler olarak görmeyi bir kenara koyup onları yol gösterici ve öğretici rehberler olarak görmeye başlıyoruz. Çünkü bu sefer kendimize güvenimiz tam! Bununla ilgili yapılan bir deney bu söylediklerimizi aslında çok güzel açıklamış.

Öz Olumlama İçin Basit Bir Teknik

Harvard Üniversitesinden bir psikolog olan Amy Cuddy, bir araştırmasında öz olumlamanın anksiyete yani yoğun kaygı durumu ile başa çıkmada oldukça etkili bir teknik olduğunu söylüyor. Bunun için düzenlenen bir  deneyde ise öz olumlamanın etkilerini kaygı üzerinde oldukça fazla görebiliyoruz. Öncelikle Amy Cuddy’nin öz olumlamayı etkileyen bir tekniğinden bahsetmek istiyorum. Bu noktada benlik duygumuzu hissedebilmek adına küçük bir çalışma yapıyoruz. Bir kağıda sizi en iyi şekilde tanımlayan üç tane kelime yazarak başlıyoruz. Bu kelimeler sizin değerlerinizi yansıtacak olan kelimeler.  Birinci, ikinci ve üçüncü olarak sıralayacağımız bu kelimelerden kendimizle en çok bağdaştırdıklarımızı seçiyoruz. Hangi kelimeler sizin en iyi versiyonunuzu tanımlayan kelimeler? Kendinizin en iyi versiyonunu realist bir şekilde düşündüğünüzde hangi kelimeler sizi daha iyi tanımlıyor, değerleriniz neler? Bunu yaptıktan sonra birinci kelimeye odaklanıyoruz. Sizi tanımlayan o birinci kelime ne? Bu kelimeyi düşündükten sonra bir kağıda küçük bir paragraf yazmamız gerekiyor. Bu paragrafın konusu ise “bu değerler sizin için neden önemli?”

Uygulamayınca bu tekniğin nasıl çalıştığını anlamak zor olabilir ancak aslında kaygı üzerinde çok önemli bir etkiye sahip. Bahsettiğim deney de bize bunu gösteriyor.

Öz Olumlama Deneyi

Bu deneyde, iş başvurusunda bulunma istekleri olan bir grup öğrenci ile yapılıyor. Öğrencilerden onlara direkt olarak bakan ve pozitif mimik göstermeyen bir jürinin önünde video kaydı alınırken beş dakikalık bir konuşma yapmaları isteniyor. Bu konuşmayı yaptıktan sonra ise 2083’ten 13 er eksilterek geriye saymaları isteniyor. Öğrenciler bu görevi yaparken jürilerden sürekli hızlı ol, çok yavaşsın gibi uyarılar işitiyorlar Şöyle bir soluklanıp düşündüğümüzde ne kadar stresli bir akivite, değil mi? Bu deney yapılırken, deneyin başında öğrenciler iki gruba ayrılıyor ve bir gruptan size az önce bahsettiğim tekniği uygulamaları isteniyor. Diğer grup ise kontrol grubu olarak bu tekniği uygulamamış bir şekilde sunum yapıyor. Tekniği uygulayan grup önce değerlerini belirliyor ve bu değerlerin kendileri için önemini anlatan bir paragraf yazıyorlar.

Deneyin sonucuna baktığımızda, tekniği uygulamayan grubun stres hormonu olan kortizol hormonunun deney sırasında oldukça yükseldiğini görüyoruz. Şaşırtıcı olan ise tekniği uygulayan grubun kortizol hormonları deney sırasında neredeyse aynı kalıyor. İki grubun kortizol hormonları arasında ciddi bir fark görülüyor.

Öz Olumlamanın Faydaları Nelerdir?

  • Stresi ile başa çıkma becerimizi arttırıyor, terapi sırasında öğrendiklerimizi de pekiştiriyor.
  • Kaygıyı yönetmeyi kolaylaştırıyor.
  • Kendimizle ve içinde bulunduğumuz durumlarla ilgili farkındalığımızı arttırıyor.
  • Kendimize geri bildirim yapmamızı ve öz şefkati besleyerek hatalarımızı kılavuz edinmemizi kolaylaştırıyor.
  • Olumlu taraflarımızı görebilmemize yardımcı oluyor.
  • Özgüvenimizi olumlu etkileyerek kendimize güvendiğimiz adımlar atmamızda yardımcı oluyor.

Kendini Yetersiz Hissetmek yazımızı okumak için buraya tıklayın.
Online terapi, psikoterapi, psikolog desteği, psikolojik destek, online psikolog gibi konularda bizle iletişime geçmek için buraya tıklayın. 

Referanslar

Sherman, D. K. (2013). Self-Affirmation: Understanding the Effects. Social and Personality Psychology Compass, 7(11), 834–845. doi:10.1111/spc3.12072

Sherman, D. K., Bunyan, D. P., Creswell, J. D., & Jaremka, L. M. (2009). Psychological vulnerability and stress: The effects of self-affirmation on sympathetic nervous system responses to naturalistic stressors. Health Psychology, 28(5), 554

Cuddy, A. J. (2018). Presence: Bringing your boldest self to your biggest challenges. New York: Little, Brown Spark.

Howell, A. J. (2016). Self-Affirmation Theory and the Science of Well-Being. Journal of Happiness Studies, 18(1), 293–311. doi:10.1007/s10902-016-9713-5

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın