Kendini Affetmek Düşündüğün Kadar Zor Değil!

0
241
kendini affetmek
kendini affetmek

Öncelikle sorum şu: ‘Kendini affetmek sizin için ne anlama geliyor?’ Çoğu zaman bu size sanki adaletsizlik gibi gözükebilir. “Böyle bir şeyi neden affedeyim ki, hata yapmasını görmezden mi geleceğim yani?” diye soruyor olabilirsiniz kendinize. Oysa affetmek omzunuzdaki yükü atmaya benzer. Siz birini affetmeyince bu size karşı tarafa olduğundan daha büyük bir sıkıntı yaratır. Üzerinde düşünürsünüz ve büyüdükçe büyür kafanızda bu durum. Hayata daha nefretle bakmaya başlarsınız, kendinizi daha mutsuz hissedersiniz. Bunu da en çok kendinizle olan kavganızda yaşarsınız, işte ne önemli nokta da budur. 

Kendinize olan tavırlarınızı, kavgalarınızı hayal edin. Ne kadar acımasızsınız? Kendinize ne kadar kin besliyorsunuz? Hatalarınızı ne kadar kabul edebiliyorsunuz? Kendinizi affedebiliyor musunuz? Hayatınızda başkalarını affetmeden önce en temelde kendinizi bağışlayabilmeniz gerekir. Evet, belki de bu başkalarını affetmekten daha zor olabilir ama bu öğrenilebilen bir durumdur. Sadece bunu iste ve dene…

Kendini Affetmek ve Psikoloji

Kendini affetmek, kendinizin kusursuz olduğunu düşünmek değildir. Kendinizi olduğu gibi kabul edebilmek ve benliğinize olduğu gibi kucak açabilmektir. Yani kısaca kendinle barışabilmektir. Kendinizi affedebilmenin ya da affedememenin psikolojinizle olan ilişkisini de burada unutmamak gerekir. Kendinize kin beslemek sizi ruhsal anlamda daha depresif ve kötü hissettirir. Tam tersi kendinizi ve başkalarını affedebilmeye başladığınızda ise psikolojik olarak kendinizi daha iyi hissetmeye başlarsınız. Ayrıca anksiyete ve öfke seviyenizdeki düşüş de sizi oldukça şaşırtabilir. Hatta ilginçtir ki affetmek sizi fizyolojik olarak bile etkiler. Vücudunuz daha düşük miktarda beyaz kan hücresi üretmeye başlar ki beyaz kan hücreleri hastalık ve enfeksiyonlarla savaşmada ayrılmaz bir parçadır. Yani bir bakıma kızgınlığı bırakıp bağışlamayı öğrendiğinizde adeta vücudunuzdaki yaralar kapanıyor diyebilir miyiz? Bence bu gayet mümkün.

Kendinizi affetme hali sadece anksiyete ve öfke problemi ile de sınırlı kalmıyor. Depresyon ve intihar etme olasılığı ile de oldukça ilişkili. Eğer depresyondaysanız bunun bir sebebi de kendinizi affedemiyor oluşunuz olabilir. Psikolojik rahatsızlıkların birçoğu ile bağlantılı olan kendini affetme, yeme bozuklukları ve madde kullanımı ile de ilişkili durmakta. 

Affetmek Neden Zor?

Aslına bakacak olursak küçük yaşlardan beri affetmenin ne kadar önemli olduğu bize ebeveynlerimiz, öğretmenlerimiz tarafından anlatılır. O zaman neden affetmek böylesine zor bir hal alır? Bize söylenenlere rağmen niye bunu yapmakta güçlük yaşarız? Bunun için söyleyebileceğimiz temelde 5 neden var aslında:

  • Şimdide yaşama zorluğu. Çoğu zaman düşüncelerin içinde boğuşuyoruz, geçmiş yaşantılar aklımıza gelip duruyor özellikle olumsuz olanları… O anılarda sıkışır ve devam etmekte zorlanırız. Sanki sadece o hata yapılan anlar vardır sanki. Bu da kendimizi o olaylar için zorlamamızı ve kendimizi affedemememize neden olur.
  • Duygularımız bizi ele geçirir, özellikle bu his öfke ise. Kendinize kızdığınız anları düşünün; sanki hep hatalı gibi görürsünüz kendinizi, sanki her şeyi mahvediyor gibi. Oysa bu sadece o anda dünyaya hangi gözlüklerinizi takıp baktığınızla ilgilidir. Eğer dünyaya ve kendinize öfke gözlüklerinizle bakıyorsanız sonucunda da büyük olasılıkla kendinizi affedemiyor olursunuz.
  • Bunu hak ettiğinize inanıyor olabilirsiniz. Çünkü şu düşünceler muhtemelen zihninizi kemiriyordur: “ben zaten hep başarısızım.” “bıktım artık kendimden”… Bu düşünceler size o kadar inandırıcı gelmeye başlar ki bir süre sonra gerçekten bunları hak ettiğinize bile inanabilir ve kendinizi bağışlayamayabilirsiniz.
  • Başkaları için ‘istisnai’ sizin için ‘kusur’. Şöyle bir gerçek var ki o da başkalarına karşı kendimize olduğumuzdan daha toleranslı olduğumuzdur. Çevremizdeki birinin bir yanlış yaptığını gördüğümüzde bunu ‘herkes hata yapabilir.’ diye yorumlarken kendimiz yapınca ‘nasıl böyle bir hata yapabilirim?’ diye yorumlamaya başlarız. Bu da sonucunda kendimize kızgın kalmamıza neden olur.

Onay önyargısı. Yani sanki her hareketiniz sizin yetersizliğinizi ve kusurlu oluşunuzu onaylıyor gibidir. Çünkü zaten daha bir hareketi yapmadan önce bile başarısız olacağınızı düşünmeye başlarsınız. Bu da sizin önceki maddelerde saydığımız düşünce kalıplarını doğrular nitelikte olur.

Pozitif Düşünce ile Psikolojini Destekle! yazımızı okumak için buraya tıklayın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın