İyi İletişimde Anlamak ve Anlaşılmak

0
169

Günlük yaşantımızda hepimizin farklı alanlarda birçok ihtiyacı olabiliyor. Hatta çoğu zaman otomatik pilotta bu ihtiyaçların peşinde koşuyoruz. Yeni eşyalar, yeni kıyafetler, yeni bir iş, yeni arkadaşlıklar, telefon, bilgisayar, ev, araba.. daha bu liste uzar da gider. Ancak çoğu zaman fark etmediğimiz, en temel ihtiyaçlarımızdan olan önemli bir konu var. Duyulmak. Anlamak ve anlaşılmak. Başkalarının da bizi anlayabildiğini hissetmek. Aynı şekilde diğerlerini de cevap verme niyeti ile değil, anlayabilme niyeti ile dinlemek.

Anlamak ve Anlaşılmak Ne Demek?

İyi iletişim olmayan durumlarda, temel problemlere baktığımızda, tarafların çoğunlukla anlamak yerine kendilerini savunma niyetiyle hareket ettiklerini görüyoruz. Bu durum da hepimizde anlaşılma ihtiyacını körüklüyor. Dahası, bu problemi bütün yaşlarımızda yaşayabiliyoruz. Çocuk veya yetişkin.. doğru iletişim söz konusu olduğunda yaşın hiçbir önemi kalmıyor adeta. Hepimiz duygularımızın, endişelerimizin, üzüntülerimizin başkaları tarafından anlaşılması ihtiyacına sahibiz. Bu noktada şunu söylemek önemli. Anlamak ve anlaşılmak derken aslında herkesin bizle aynı fikirde olmasından bahsetmiyoruz. Bu duygularımızın varlığının kabul edilmesini istiyoruz belki de.

Kendinize şunu sorabilirsiniz mesela. Çevrenizden biri size, ona katılmadığınız bir konuda duygularını anlattığında cevabınız nasıl oluyor? “Saçmalıyorsun, bence düşündüğün doğru değil.” mi? Yoksa “Farklı düşünüyor olsam da, yaşadığının seni ne kadar etkilediğini görebiliyorum.” mu? Size bu iki cevaptan hangisi söylenseydi kendinizi daha iyi hissederdiniz? :))

Aslında bu duruma ilk önce çocukluğumuzda maruz kalıyoruz. En sevecen ebeveynler bile bazen farkında olmadan bu davranışı sergileyebiliyor. Hatta bu da çocuklara örnek olabiliyor. Bunu tabiki de çocuğa zarar vermek için bilerek yapmıyorlar. Aslında en temel sebep, verdiğimiz yanıtların diğerlerini ne kadar etkilediğinin farkında olmamak. Hadi bir örnek üzerinden gidelim.

İyi İletişim ve Anlaşılmanın Önemi

“Keşke bugün okul olmasaydı!”şeklinde şikayet eden bir çocuğu düşünelim. Bu noktada ebeveynin vereceği cevap “her gün para kazanıp geçinebilmek için sabah 7 de işe gidiyorum, şikayet etmemelisin!”  olduğunda çocuk bunun ne demek olduğunu bile anlayamayacak belki. Çünkü adı üstünde çocuk! Para kazanmak zorunda olmak, iş stresi, mobbing, iş yetiştirmek.. Aklımıza gelebilecek, şikayet ettiğimiz hiçbir kavram onun için tanıdık değil henüz. Ebeveynini anlayamadığı gibi, bir de üstüne anlaşılmadığı için kendini kötü hissedecek. Hatta belki hissettiği yalnızlık duygusu ile agresifleşip, yanlış davranışlar sergileyecek. Peki ya ebeveyn savunma değil, anlama amacı ile şöyle bir cümle kursaydı? “Tatil gününden sonra matematik dersi ile okula başlamak zor olmalı.. Ancak hepimiz görevlerimizi bir şekilde yerine getirmek zorundayız.” Sizce çocuk hangi cümlede kendini daha çok “anlaşılabilmiş” hissederdi? Peki ya siz, aileniz size bu cümleyi kurmuş olsaydı kendinizi nasıl hissederdiniz?

Bu durumu sadece çocuklukta yaşamıyoruz. Yetişkinlik çağlarımızda iş, sosyal ve romantik ilişkilerimizde de yaşıyoruz. İlişkilerimizi düşünelim. Karşımızdaki kişi “beni anlamıyorsun” dediğinde çoğumuz “Saçmalama, bu ilişki için ne fedakarlıklar yaptım! Nasıl seni anlamıyorum?” gibi cevap vermeye yatkın oluyoruz. Oysa ki tam da bu cümlede anlamaya değil, savunmaya çalışıyoruz. Aslında bütün bu problemlerin çözümü tam şu anda mümkün ve çok basit.

Anlamak ve Anlaşılmak için Ne Yapabilirim?

  • Mindful iletişim ile diyaloğumuzun farkında olmak:

Karşımızdaki kişi konuşurken ne cevap vereceğimize değil, ona odaklanmak diyebiliriz buna. Dinlediğiniz kişi ne anlatıyor, gerçekten de farkında mısınız? Yüz ifadeleri nasıl, bakışları nasıl, miminkleri nasıl? İfadelerinden hissettiklerine dair çıkarımlar yapabiliyor musunuz? Tam o anda neler hissediyor? Onu yargılamadan, sadece ne anlattığına odaklanabilir misiniz? Aklınıza ona vereceğiniz yanıtlar geliyorsa nefesinize odaklanın ve onun anlattıklarına tekrar farkındalık getirmeye çalışın. Merakla ve ilgiyle söylediklerini keşfetmeyi deneyin.

  • Sihirli cümleler kullanmak:

Anlamak ve anlaşılmak hepimiz için önemli. Hepimiz anlaşıldığımızı duymayı severiz. Karşımızdaki kişi bize bir konudan bahsettiğinde katılıp katılmadığımızdan bağımsız, onu anladığımızı hissettirebiliriz. Bunun için bazı sihirli ifadelerin yardımı dokunabilir. Kendi düşüncelerimizden bağımsız şekilde sadece onun hissettiklerine odaklanarak şunları söylemeyi deneyin. “Bu konuda kendini iyi hissetmediğini görebiliyorum.” “Konuşmalarından anlayabiliyorum ki, anlattıkların sana kendini iyi hissettirmemiş.” Fark ettiyseniz burada konunun ne olduğundan, neyin doğru ve yanlış olduğundan tamamen bağımsızız. Sadece karşımızdaki kişinin anlattıkları karşısında ne hissettiğinde odaklanıyoruz. Bu sayede onu yargılamamak ve olduğu gibi dinlemek de kolaylaşıyor.

 

Çocuklarla İletişimde 3 Etkili Yöntem isimli yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın