ROMANTİK İLİŞKİLERDE PSİKOLOJİK İSTİSMAR

Başkasının hırpalandığını düşündüğümüz ve zarar gördüğüne inandığımız ilişkilere ses çıkarmak, onlar için haykırmak, içinde bulunduğumuz durumu fark etmekten ve kabul etmekten her zaman daha kolaydır.

İnsanın kendine sunacağı onlarca bahanesi vardır. Şakalaştığımızı sandığımız isim takmalar, üzerine belki kahkahalar attığımız alay etmeler, hiçbir ortam fark etmeksizin sözümüzün kesilmesi artık o kadar rutin bir haldir ki zamanla onun yanında konuşmaktan çekindiğimizi, onaylanmadan hareket edemediğimizi, daha geri planda kalmanın, benliğimizden kopmanın anormalliğini göremez hale geliriz.

“Ama sevdiğinden kıskanıyor” derken, karşımızdakinin aslında alan açma erdeminden yoksun olduğunu kabul etmek hiç de kolay değildir. “Aman bir şey demesin” diye sustuğumuz anlar çoğaldıkça benlik saygımızı kaybettiğimizin çoğu zaman farkına varamayız. Romantik ilişkilerde psikolojik şiddet o kadar hayatımızın bir parçası olur ki bunu ne kendimize ne ilişkimize yakıştırıp içinden çıkmak için mücadele edemeyiz.

PSİKOLOJİK İSTİSMAR NEDİR?

İstismar her zaman açık ve somut olmaz. Bazen fiziksel şiddet görmüyorsak, aldatılmıyorsak, dışarıdan olumsuz geribildirim almıyorsak ilişkimizdeki psikolojik istismarı görmemiz zaman alabilir.

Fakat, küçümsenmek, aşağılanmak, ilişkiyi bitirmekle tehdit edilmek, başkalarıyla kıyaslanmak, serzenişlerimize kayıtsız kalınması, bir korku algısıyla onaylanmadan konuşamamamız, aşağılanmaktan çekinmemiz, kıskançlığa sevgi atfetmemiz içinde bulunduğumuz ilişkinin istismarcı olduğunun açık birer göstergeleridir. 

İlişkilerdeki psikolojik şiddet -ya da flört şiddeti- bazen öyle boyutlar alır ki rolümüzü unutur, ebeveyn sorumluluğu üstleniriz. Partner olmaktan çok bakım veren konumuna geçeriz. Üstlendiğimiz görevi aksattığımız an ağır suçlamalara maruz kalırız. Sadece karşımızdakini sinirlendirmemek için takındığımız roller bizi zamanla çıkmaza sürükler.

Kabaca tavırlara türlü türlü bahaneler bulur, öfkesini karşımızdakinin istediğini yapma ya da aklına geleni süzgeçten geçirmeden söyleme ruhsatı olarak kullanmasına izin veririz. 

Kendimize sormamız gereken sorular ve aldığımız cevaplara göre çizmemiz gereken sınırlar olmalıdır.

  • Danışmadan veya onay almadan karar veremiyor musunuz?
  • Genelde fikri sorulmayan ve uyum sağlamak zorunda kalan kişi misiniz?
  • Tartışmalarınızda genellikle kendinizi mi suçlu ya da yetersiz hissediyorsunuz?
  • Gün içinde sürekli iletişimde kalmanız gerekiyor ve ulaşılamadığınızda büyük bir öfkeyle karşılaşıyor musunuz?
  • Kişisel eşyalarınız (telefon, bilgisayar vb.) izniniz olmadan karıştırılıyor mu? 
  • Arkadaşlarınızla ya da ailenizle yalnız vakit geçirmek istemeniz ve ayrı bir hayatınızın olması bir problem mi?
  • Sık sık sözünüz kesiliyor, toplum içinde ikinci planda kalmanız gerektiği söyleniyor mu?
  • Kıskançlığın sevgi göstergesi olduğunu düşünüyor mu?
  • Kısıtlanıyor, kişisel alanınıza müdahale ediliyor ve özgür hissetmiyor musunuz?
  • Aşırı kıskançlık adı altında nereye gittiğinizi, ne yaptığınızı sürekli haber vermeniz ilişkinizde bir kural mı?
  • Partnerinizin sevmediği ya da vakit geçirmekten hoşlanmadığı arkadaşlarınızdan uzaklaştığınızı düşünüyor musunuz?
  • Sadece sizi ilgilendiren konular bile olsa onay almadan karar veremiyor musunuz?

Bu sorulara verdiğimiz cevapların çoğu evet ise ilişkide psikolojik şiddet altındayız demektir. 

PSİKOLOJİK İSTİSMARA MARUZ İSEK NE YAPMALIYIZ?

İlişkiler karışık hikayelerimizdir. Ona atfettiğimiz ile gerçek arasındaki farkı görmek kendimize yapacağımız en büyük iyilik olacaktır. Kişisel sınırlarımızı ya da benlik algımızı kendimize ve karşımızdakine tekrar tekrar hatırlatarak güvenli bölgemize çekilebilir, bir diğer ihtimal olarak bu yolun artık yürünür olmadığını kabul edebiliriz. 

Romantik ilişkilerdeki psikolojik istismarı görmezden gelmemizi etkileyen birçok sebep vardır. Bazı durumlarda tolere etmemiz gerektiğini düşünürüz. Yaşadığımız toplum, kültür, partnerimizin ve bizim toplumsal cinsiyet algımız, ekonomik özgürlüğümüz bu tolerasyonu etkiler. 

İlişkimize ve kendimize dışarıdan bakabilmek, gerçekleri görmemiz ve kabullenmemiz konusunda en büyük yardımcımız olacaktır. Bize yüklenen rollerin, yetersizlik hissinin ve “evet” cevabı verdiğimiz bu soruların birer gerçek değil, partnerimiz tarafından bize yüklendiğini unutmamalıyız.

İçinden çıkamadığımızı düşündüğümüz bir durumda isek çift terapisine gitmek bize yardımcı olacaktır. Ya da bu yolda vereceğimiz kararı kendimize yardım ederek de belirleyebiliriz.

Yağmur Ertaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın