Sınır Koyma Neden Gereklidir?

0
127
sınır koyma
sınır koyma

Sınır koyma, kişiler arası ilişkilerin temel bileşenlerinden biridir. Kişilerin limitlerini belirlemesi ile ilgilidir. Yaşadığımız evin, çalıştığımız ofisin, bulunduğumuz şehrin ve ülkenin belirli sınırları vardır. Sınırlar alanı ve o alan içindeki özgürlükleri tanımlamak için gereklidir. Sınır koyma kişisel alanımızın, değerlerimizin ve ihtiyaçlarımızın göstergesidir. Kişisel sınırlar sizi bir birey olarak tanımlar. Sınırlarımız neyi yapıp neyi yapmayacağınızı belirler. Bir durma noktamızın olması gerektiğini hatırlatır. Bununla birlikte sınırlar neyi sevip neyi sevmediğinizi gösterir. Aynı zamanda ne kadar ileri gidip gitmeyeceğinizi belirler. Bu da aynı zamanda birinin size ne kadar yaklaşabileceğini bildirme şeklinizdir. Sınırlar bir açıdan kişiler arası ilişkilerin trafik işaretleridir. Bir diğer deyişler sınırlar eylem halindeki değer sisteminizdir.

Yoğun bir günde ısrarla arayan arkadaşınızın ya da annenizin telefonunu cevapladığınızı varsayalım. Her ne kadar ona ayıracak vaktiniz olmasa da onu dinlemeye zaman ayırdığınız olmuştur. Bunun sonucunda işinize ayıracağınız zamanın kısalmasıyla sizi strese sokacak bir telefon görüşmesi yapmışsınızdır. Bu olayda çok sık karşılaştığımız bir sınır ihlalini görüyoruz. Sınır koyma iş-yaşam dengesini sağlayabilmemiz için de oldukça gereklidir. İş-yaşam dengesini sağlamak, işi işte bırakmak herkesin dilinde olsa da yaşamı işe dahil etmemek neredeyse olanaksız bir hale gelebiliyor. Yazının devamında örnekte verildiği gibi bir sınır ihlali karşısında neler yapabileceğiniz listelenmiştir.

Sınır Koyma Ne Zaman Gereklidir?

Başkalarının sınırlarına saygı duymamız gerekir. Bunun sonucunda başkalarının da bizim sınırlarımıza saygı duymasını bekleriz. Ama işler her zaman böyle yürümez. Bazen başkalarının onlara saygı duymasını sağlamak için sınırlarımızı netleştirmemiz gerekir.

Çoğu zaman, kendimizi sınırlar koymaya mecbur hissettiğimizde, onlara saygı duymayan, bizi “yaptıran” kişiye, sınırlarımızın gerçekte ne olduğunu açıklığa kavuşturan kişiye kırgın ve/veya kızgın hissederiz. Sınır ihlaline uğradığımız örneklerin birçoğunda olduğu gibi kendimizi de suçlu hissedebiliriz. Anneniz ısrar ettiğinde veya bir arkadaşınız arkadaşlığınızı romantik bir ilişkiye dönüştürmek istediğinde veya bir akrabanız veya iş arkadaşınız size hoşlanmadığınız şekillerde dokunmak istediğinde, sizi rahatsız ettikleri için sinirlenmeniz normaldir. Öfke bazı yönlerden sınır koymayı kolaylaştırır, nihayetinde, ne kendinize ne de diğer kişiye kendi değer sisteminizi tanımlamanıza yardımcı olmaz.

Gary Lundberg ve Joy Lundberg Her Şeyi En iyi Yapmak Zorunda Değilim* adlı kitaplarında sınır koyma için: “Kendi değer sisteminize güçlü ve rahat bir inanca sahip olmak, seçenekleriniz olduğu ve düşünceleriniz, inançlarınız ve eylemleriniz için sorumluluk almanız gerektiği anlamına gelir.” der.

Sınır Koyma Nasıl Olmalıdır?

Kendi düşünceleriniz, inançlarınız ve eylemleriniz için sorumluluk almak her zaman kolay değildir, özellikle de başka biri size saygı göstermediğinde. Ancak Lundberg’ler, sınırların “nazik, kibar, saygılı ve sağlam olması gerektiğine” inanıyor. Başka bir deyişle, kimsenin sizin üzerinizden geçmesine izin vermiyorsunuz. Kişisel alanınıza izinsiz girmelerine veya değer sisteminize uymayan bir şekilde hareket etmelerine izin vermiyorsunuz. Sınırlarınızı koruyarak kendinize olan saygınızı sürdürürsünüz. Ancak sınırlarınızı aşmaya meyilli biriyle sınırlarınızı sıkı bir şekilde ve belki de defalarca korusanız bile, aynı zamanda nazik, nazik ve bir insan olarak onlara saygılı olmanın yollarını bulmaya çalışabilirsiniz. İhtiyaçlarınızı görmezden gelen veya kişisel alanınızı işgal eden birine karşı nazik ve saygılı davranmak elbette zordur. Ve elbette, sınır koyduğunuz kişi sizi kibar veya nazik olarak görmez. Sertliğinizi sertlik ve kabalık olarak yorumlayabilirler. Ancak, sınırlarınızı aştıklarını bilmelerine yönelik çabalarınızda açık ve nazik olduğunuzu biliyorsanız, o zaman kırgın veya kızgın olduklarında da daha az suçlu hissedebilirsiniz.

Sınır Koyma Yöntemleri

  1. İletişim kurun

Net ve gerçekçi sınırlar belirledikten sonra, bunları diğer kişiye net bir şekilde iletin. İsteklerinizi nazikçe, nazikçe, saygılı ve sağlam bir şekilde iletin. Bir dahaki sefere annen seni işten aradığında, ona huysuz ve sinirli olmak yerine, onunla artık işte konuşamayacağını söyle. “Zor olduğunu biliyorum anne, ama bundan sonra ya telefonunu açmayacağım ya da konuşamayacağımı söylemek için telefonu açacağım” gibi bir şey söyleyebilirsin. İşten sonra konuşuruz ya da hafta sonları, ama ben çalışırken değil.” Sonra hoşça kal deyin, telefonu kapatacağınızı ona bildirin ve sonra yapın.

  1. Niyetinizi açıklayın

Niyetinizi karşı tarafa açıklamak, kolayca anlaşılmanızı ve sınır koymanızı sağlayacaktır. Örneğin ihtiyacınız olmadan verilen bir tavsiyeyle karşılaştığınızda ya da yaşam tarzınıza müdahale edildiğinde “Benim iyiliğimi istediğinin farkındayım niyetim seni kırmak değil ama bu konu hakkında tavsiyeye ihtiyaç duymuyorum. Eğer ihtiyacım olursa sana danışacağım.” Başlangıç için bir örnek. Burada amacımız sınır koyarken karşı tarafı kırmak ya da terslemek olmadığını belirtmek.

  1. Seçenekler sunun

Genelde konuşma başlatmak için gündelik ve yüzeysel konular seçeriz. Bunun nedeni o an konuşulacak konu seçeneklerinin farkında olmamak. Seçenekler genel olarak insanlara özgürlük tanır. Örneğin “Şu an sağlıklı beslenme üzerine konuşmak yerine geçen paylaştığın şu iş ya da şu yeni proje hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum.”. Konuşmadaki bu yeni seçenekler sınır koymanıza yardım edecektir. Eğer yukarıda örneklediğimiz gibi bir telefon konuşmasında karşınızdaki kişiye daha uygun zaman seçenekleri sunmak iyi olacaktır.

  1. Kibarca reddedin

Hayır demek zaman zaman zordur ama hayır demek önemlidir. Size sunulan bir teklifi sunulduğu için teşekkür ederek karşılayıp kibarca neden kabul etmediğinizi açıklayarak reddedebilirsiniz. Başlangıçta neden kabul etmediğinizi söylediğinizde ikna etmeye ve fikrinizi değiştirmeniz için ısrarlarla karşılaşırsınız. Kararlı olun.

  1. Alternatif Belirlemeye Çalışın

Bir önceki maddede açıkladığımız gibi zaman zaman ısrar ve karar değiştirmeye yönelik çabalarla karşılaşırız. Bu durumlarda eğer hayır demek imkânsız gibi geliyorsa alternatif seçenekler belirleyin. Planı olduğu gibi kabul etmek yerine sizi rahatsız etmeyecek bir kısmına dâhil olmayı kabul edin.

  1. Sınırınızı koruyun

Sınırları koymak kadar korumak için de yukarıda listelenen maddeleri uygulayın. Sınırları koymak koruyamadıktan sonra anlamsız olacaktır. Bu başlangıçta çaba gerektirir. Fakat kendi alanında hareket etmek, fikir ve hareket özgürlüğü sağladıkça daha iyi hissettirecek.

*Orijinal ismi “I Don’t Have to Make Everything All Better” kitabından bahsedilmektedir.

En son yazımız “Motivasyonu Arttırma Yöntemleri” yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın