Aile Danışma Merkezleri
29 Eylül 2014
Evlilik Terapisi İstanbul
9 Ekim 2014

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) Belirtileri ve Terapisi

Obsesif kompulsif bozukluk ile ilgili aldığımız mesajlardan, aramalardan gördüğüm en önemli sorun, danışanın bu rahatsızlığın geçebilme ihtimaline karşı inancını yitirmesi ya da bu rahatsızlığın geçmeyeceğine dair güçlü inancı oluyor. Danışanların bir çok uzmanı gezmesinden, terapiyi yarım bırakmasından ya da ilacı düzenli kullanmamasından kaynaklı sonuca ulaşamamış olması, tedavi sürecindeki en büyük engellerdir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) nedir?

OKB, (takıntı hastalığı; saplantı, zorlantı bozukluğu olarak da adlandırılır) obsesyon ve kompulsiyonlardan oluşan ve kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Amerikan psikiyatri birliğinin tanımına göre kişinin baskılamaya, önlemeye çalıştığı, belirgin sıkıntıya yol açan, yineleyici düşünceler, dürtüler olarak tanımlanıyor.

Obsesif kompulsif bozukluğun psikoterapiye karşı oldukça dirençli olduğu düşünülmekteydi, psikoterapinin belirtileri ortadan kaldırmaktaki etkisi, günümüzde çok daha net gözlenebiliyor. Bunda yeni nesil terapi yöntemlerinin etkisinin oldukça fazla olduğu söylenebilir. Özellikle de bilişsel davranışçı yaklaşımın bu alandaki ciddi katkıları terapinin OKB üzerinde ne derece etkili olabileceğini bizlere gösteriyor.

OKB kimlerde görülür?

Araştırmalar, obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) genellikle 20’li yaşlarda başladığı ve kadınlarda daha sık görüldüğü belirtilmekte. OKB’nin başlangıcının nasıl olduğunu araştıran çalışmalar ise, 2/3’ün bir yaşantı sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.

OKB yukarıdaki grup arasında daha sık görülmekle birlikte herkeste görülme ihtimali vardır.

Obsesif Kompulsif Bozuklukta İnançlar

  • Sorumlulukla İlgili Değerlendirmeler: OKB’de kişiler sadece yaptıklarından değil, yapamadıklarından da sorumlu hissederler. Kişi kendini herhangi bir davranışı yapmayıp kötü bir sonuca yol açabileceği için sorumlu tutmaktadır. Örneğin: Evden çıkarken muslukları kontrol etmemek, muslukları açık bırakmakla aynı değerlendirilmektedir.
  • Düşüncelerin Aşırı Değerli Hale Gelmesi: OKB kişiler sadece düşünmekle bazı şeylerin gerçekleşeceğine inanırlar. Örneğin,tanrı ile ilgili saoruları olanlar, kendilerini dinsiz ya da günahkar ilan ederler.
  • Meta bilişsel İnançlar: Düşünceler hakkındaki düşüncelerdir. OKB’de kişiler, kendi düşüncelerini normal dışı olarak yorumlamakta, başkalarının benzer düşünceleri olmadığına veya onların girici düşünceler üzerinde tam bir kontrolü olduğuna inanılmaktadır.
  • Abartılmış Tehdit Algısı: OKB’li kişiler, olumsuz olayların olma olasılığını gerçekte olduğundan çok daha fazla algılamaktadırlar. Örneğin kişi kapıyı kilitlemeyi unuttuğunda , mutlaka evin soyulacağını düşünüp dönüp kapıyı kilitlemekte.
  • Belirsizliğe Tahammülsüzlük: OKB’de karar vermek genellikle anksiyetenin en arttığı durumdur. Örneğin hangi iş seçilirse gelecekte daha iyi olacağı genellikle tahmin edilmezken, OKB’li için bu durum tahammül edilmez hal alabilir.
  • Mükemmliyetçilik: Kontrol etme, temizleme, biriktirme mükemmeliyetçilikle ilgili olduğu düşünülmektedir. Hata yapmamaya çalışmak bu durumların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Kişiler her zaman her yerde “doğruyu” yapmaya çalışmaktadır.
     

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir