Kaygılanmanın Tek Olumlu Yanı
14 Şubat 2013
Otizmli Çocuklarda Diyetin Etkisi
17 Şubat 2013

İnsan Beyni & Android Beyni

Gelecekteki insanı, insan beynini, robotları, teknolojiyi çok fazla konuşuyoruz. İçlerinde en popüler olan, hemen herkesin merak ettiği konuların başında gelen ise geleceğin robotları. Robotlarla ilgili en ilginç tahminlerden biri ise, gelecekte bizi ele geçirecekleri yönünde. Oysaki zihnimizde canlandırdığımız ele geçirilme algısı, bizim bugünün kavramlarıyla aklımızda canlandırabildiğimiz şeklidir. Ele geçirilme kavramını, geçmişimizle kıyaslayarak daha da somutlaştırabiliriz.

Örneğin bundan 200 yıl önce yaşamış bir Osmanlının, bugünün gençlerine baktığında aklından geçen ne olurdu? Bir Osmanlı için, bir cihazın bir insanı ele geçirmesi nasıl bir kavramdı?

Masadaki ekranın başından hiç kalkmayan, kalktığı zamanlarda da elindeki küçük ekrana bakan, sırf bu yüzden obez hale gelen, sosyal hayatına zarar veren, işini kaybeden ve cihazlarından uzak kaldığında da, sürekli olarak onu düşünen bir insan modeli gibi düşünülebilir.  Eğer illaki ele geçirilmekten bahsedeceksek, 200 yıl önce yaşayan bir insan için ele geçirilmek, böyle bir kavram olmalı. Bugün bir çoğumuzun teknoloji ile yaşam dediği, psikologların bağımlılık dediği şey 200 yıl önce yaşayan biri için ele geçirilme olabiliyor.

Bugün halen geleceğe dair insanların çizdiği karamsar tablo ise, süper akıllı ve her şeye hükmeden bilgisayarlar, terminatörler, dünyayı ele geçiren robotlar. Düşünce yapısı olarak henüz Hollywood bilim kurgusunun çok ötesine geçebilmiş değiliz, bilim adamları ise bu şekilde düşünmüyor. Günümüzde bilim adamlarının çalıştığı ağırlıklı konu robot mühendisliği alanındaki bilimsel yeniliklerden çok, insan beynine ve sağlığına yönelik çalışmalar.

Bugün moleküler biyolojinin geldiği nokta beyin hasarlarını onarmakla kalmıyor, beyindeki sinir hücrelerini düzenleyip, beyni tekrar şekillendirmeyi planlıyor. Bir diğer değişle, bir lobunuzdaki bir hücrenin, değiştirilerek başka bir lobta kullanılabilmesi için yapılan çalışmalar bir hayli ilerledi. Bu da gizemini hala büyük oranda koruyan insan beyni için evrim niteliğinde. Sonucu ise arttırılmış, uzmanlaştırılmış, yüksek İQ lu insan beyinlerini ortaya çıkartabileceğimiz anlamına gelmekte.

Ancak beyni bu derece manipüle edebilecek seviyeye geldikten sonra, bir diğer senaryoya geçilebilir. Bu senaryoda singularity olarak adlandırılan tekillik aşamasıdır.

Biz insan beyninin henüz tam olarak en basit rüya süreçlerini keşfetmeden, insan gibi bir cyborg ortaya çıkartmamız çok zor. Ancak gelecek 20 yıl içinde bunların bir çoğunu göreceğimizi düşünürsek, bu 20 yıl çok hızlı bir 20 yıl olacak…

Peki, tabloya geniş olarak baktığımızda, sizin gelecek algınız ne düzeyde?

Psikolog

Barış GÜRKAŞ

İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir