Kaygı Bozukluğu (Anksiyete) İle Başa Çıkma Yolları

1
317

Anksiyete (Kaygı) Nedir?

Kaygı, stres ve depresyonun ortak noktalarından biri; beynimizin olumsuz olayları tekrar ve tekrar devamlı olarak aklımıza getirmesidir. Kaygı sırasında düşüncelerimiz, tekrarlayıcı, kendini besleyici kronik olumsuzluklar üzerine kuruludur. Aslında kaygı bozuklukları kendi içinde de çeşitlilik gösterir. Genellikle birbirine benzeyen bu psikolojik durumlar süreleri ve şiddetleri gibi sebepler ile birbirinden ayrılırlar.

Kaygı Türleri Nelerdir?

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Eğer endişe ve korkular günlük hayatınızda sizi rahatsız ediyorsa veya kötü bir şey yaşayacakmış gibi hissediyorsanız Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) yaşıyor olabilirsiniz. YAB’lı insanlar genellikle endişe verici kişilerdir, ancak verdikleri endişenin nedenini bile bilmiyorlardır. YAB’ye bağlı endişe genellikle uykusuzluk, mide rahatsızlığı, huzursuzluk ve yorgunluk gibi fiziksel semptomlar olarak ortaya çıkar.

Panik Ataklar ve Panik Bozukluk

Panik Bozukluk, tekrarlanan, beklenmedik panik atakların yanı sıra başka bir olay yaşama korkusu ile karakterizedir. Panik bozukluğa kişinin kendini güvende hissettiği ortamların dışında bulunması ile gelişen agorafobi de eşlik edebilir. Eğer agorafobiniz varsa,  alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlarda veya uçak gibi dar alanlarda bulunmaktan kaçınırsınız.

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), durdurulması veya kontrolü imkansız görülen istenmeyen düşünceler veya davranışlarla karakterizedir. Eğer OKB varsa, ellerinizi tekrar tekrar yıkamak gibi kontrol edilemeyen davranışlara maruz kalabilirsiniz.

Fobiler ve Mantıksız Korkular

Fobi, bir nesne, durum veya aktivite karşısında duyulan olağan olmayan, güçlü korkulardır. Yaygın fobiler arasında hayvan korkusu(yılan ve örümcek gibi), uçak korkusu ve yükseklik korkusu yer alır. Şiddetli bir fobi durumunda korktuğunuz şeyi önlemek isteyebilirsiniz. Ne yazık ki kaçınma sadece fobiyi güçlendirir.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu ve Sosyal Fobi

Başkaları tarafından olumsuz görülmekten ve toplumda küçük düşürülmekten korkuyorsanız sosyal fobi olarak da bilinen sosyal anksiyete bozukluğunuz olabilir. Sosyal anksiyete bozukluğu aşırı utangaçlık olarak da düşünülebilir. Performans kaygısı (sahne korkusu olarak da bilinir), en yaygın sosyal fobidir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

TSSB, travmatik ya da hayati tehlike oluşturan bir olay sonrasında ortaya çıkan anksiyete bozukluğudur. TSSB belirtileri, geçmişteki olayların hatırlanması ve bunlarla ilgili kabuslar görülmesi ve travmayı hatırlatan durumlardan kaçınmak olabilir.

Kaygı Bozukluğunda Başa Çıkma Yöntemleri

Anksiyete Bozukluklarında Başlıca Başa Çıkma Yolları

  1. Başkaları ile İletişim Kurun : Yalnız kalmak ve kendinizi diğerlerinden soyutlamak kaygı ortaya çıkarabilir. Düzenli olarak dışarıya çıkın, yardım kuruluşlarına katılın veya  endişelerinizi güvendiğiniz ve sevdiğiniz kişi ile paylaşın. Etrafınızda bunları yapacağınız hiç kimse yoksa bile, yeni arkadaşlıklar kurmak ve bir gruba dahil olmak için geç değil!
  2. Gevşeme tekniklerini uygulayın :  Farkındalık meditasyonu, kas gevşetme ve derin nefes alma gibi düzenli gevşeme teknikleri, anksiyete  belirtilerini azaltır ve duygusal esnekliği arttırır.
  3. Düzenli olarak egzersiz yapın : Egzersiz doğal bir stres azaltıcı ve kaygının doğal bir hafifleticisidir. En iyi verimi alabilmek için her gün en az 30 dakikanızı egzersize ayırmalısınız.
  4. Uykunuzu iyi alın : Uyku azlığı kaygılı düşünce ve duyguları tetikler. Bu yüzden geceleri  7-9 saat arası uyumaya özen gösterin.
  5. Alkol ve nikotin tüketimini azaltın : Bunlar sizin daha kaygılı olmanıza neden olacaktır.
  6. Sakin olmaya çalışın : Endişe zihinsel bir alışkanlıktır ve bu durumu en aza indirebileceğinizi öğrenebilirsiniz.
  7. Düşünce ve duygularınızın karıştığını hissettiğinizde, kendinize ‘’Şuanda kendimi nasıl hissediyorum?’’ diye sorun. Bu karışıklığınızı merakla karşılayın o anın basit bir izleyicisi haline gelmeyin.
  8. Gerçek hakkında bilinçli olun. Zor anlar yaşamak var olmanın nedenlerindendir. Varlığınızın ve kendinizin farkında olun ve zor durumlarda üstesinden gelebileceğinizi unutmayın.
  9. Olabildiğince objektif olarak olayları anlamaya, yorumlamaya çalışın. Bazen bir şeyler yaparız ve bazen de yapamayız. Hiçbir şey yapmamak iyi düşünülmesi gereken bir eylemdir. Şuanda ve şimdi tepki göstermek problemlerimizi değiştirebilir.
  10. Etkileri tepkiye dönüştürün ve nedenleri ayırın. Problem nedir? Bana olan etkileri neler? Nasıl tepki vermeliyim? Sorularını sorarak yeniden durumun hatlarını belirleyin.
  11. Eğer bulumia kriziniz varsa her lokmadan önce yemeği ağzınıza koymadan önce onu beş duyunuzla duyumsayın. Bir sonraki lokmayı ağzınıza almadan önce arzularınız ve ihtiyacınız var mı diye sorgulayın. Doydunuz mu yoksa hala aç mısınız?
  12. Dikkatinizi nefes almanıza ve duyumlarına verin alışkanlık haline getirene kadar dikkatinizi kaybetmeden devam edin.
  13. Kendinize arada şunu söyleyin: ‘İyiyim,her ne olursa olsun iyiyim.’’

Anksiyete Bozuklukları İçin Tedavi Yöntemleri Neler?

Anksiyete bozukluklarında birçok terapi çeşiti uygulanabilmektedir. Onlardan birkaçı şöyledir:

Bilişsel davranışçı terapi: davranışlara ek olarak düşünceye veya bilişlere odaklanır. Anksiyete tedavisinde bilişsel davranışçı terapi, endişenizi tetikleyen olumsuz düşünce kalıplarını ve mantıksız düşünceleri belirlemenize ve onlarla başa çıkmanıza yardımcı olur.

Farkındalığa dayalı terapi: korkularınızı güvenli ve kontrollü bir ortamda ortaya çıkarmanıza yardımcı olur. Korkulan nesneye veya duruma daha fazla kontrol hissi oluşturursunuz. Korkunuzla yüzleştikçe endişeniz giderek azalır.

Bunlarla birlikte psikiyatrik kontrol eşliğinde ilaç tedavisi de uygulanabilmektedir.

Anksiyete Bozuklukluğu Tedavisi Ne Kadar Sürer

Anksiyete bozukluklarında hem ilaçlı hem de psikolojik tedavi yöntemleri mümkün olmakla birlikte, daha hafif şiddette kaygı bozukluğu olanlar için bazen sadece psikoterapi yöntemleri yeterli olabilmektedir. Hastalığın tanısı çabuk konur ve hastalığın tedavisine erken başlanırsa daha çabuk bir iyileşme süreci görülür. Tanı konması aslında çok da uzunca bir süreç almaz fakat bu rahatsızlığı yaşayan hastalar genellikle psikiyatri bölümüne başvurmadan önce çareyi başka bölümlerde ararlar haliyle psikiyatriste gidene kadar da belli bir süre geçer. Anksiyete bozukluğu tedavi edilmezse hastalık uzun yıllar sürebilir.

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın