Deprem Korkusu Nasıl Yönetilir?

0
157
deprem korkusu

Deprem korkusu, özellikle son günlerde İzmir’de yaşanan üzücü durumdan dolayı gündemimizde yer almakta. Deprem, yer altındaki enerji patlamaları sonunda yaşanan ve arkasında yıkıcı etkiler bırakabilen bir doğal afet çeşidi olduğunu biliyoruz. Maalesef ki yüksek şiddetli depremlerin fiziksel birçok zarara sebep olduğunu görebiliyoruz. Ancak önemli bir konu var ki, depremler fiziki birçok probleme yol açtığı kadar bizleri psikolojik olarak da oldukça etkiliyor.

Deprem, kişinin hayatında beklenmedik bir olaydır ve anormal bir durum söz konusudur. Bu yüzden hepimizin üzüldüğü bu durum verdiğimiz tepkiler, üzüntü ve stres oldukça normaldir. Deprem sonrası zihnimizde karmaşık duygular, düşünceler, deprem korkusu hakimdir. Kişinin hayatına maddi zorluklar girebilir, yaşadığı ev ve düzeni değişebilir hatta belki de can kayıpları bile söz konusu olabilir. Bütün bunları düşündüğümüzde deprem anormal bir durum olurken, ona verdiğimiz tepkiler NORMAL tepkilerdir.

Genel olarak deprem sonrasında psikolojik durumları incelemek, ruh sağlığı açısından oldukça önemlidir. Baktığımızda deprem sonucunda genel hatlarıyla bazı psikolojik etkileri görürüz. Bunlara birlikte bakalım.

Hipervijilans/İrritabilite:

Hipervijilans, belli bir yaşanmışlık sonucu artan bir uyanıklılık durumudur. Bu duygu durumunu yaşayan kişiler çevresinde olup bitene karşı çok daha duyarlıdır. Diğer insanlar veya çevreden gelebilecek gizli tehditlere karşı sürekli hazırlıklıdırlar. Ancak çoğu zaman bu tehditler gerçek değildir. Deprem sonrası bireylerde  genellikle herhangi bir küçük ses bile baş dönmesi ve deprem korkusu yaşatıp saklanmak için koşmalarına neden olabilir. Sevdiğimiz birinin iyi niyetli, ancak beklenmedik bir dokunuşu, korku içinde bağırmamıza neden olabilir. Bunun nedeni, vücudun güvenliğimize yönelik başka bir tehdit için yüksek alarmda olmasıdır, bu da bizi gergin ve stresli hissettirebilir. Ancak bu durumun genellikle kendi kendine kaybolmasını bekleriz.

Anksiyete ve Depresyon:

Deprem gibi kişinin hayatını tehdit eden bir durumla karşılaştıktan sonra, bireylerin anksiyete ve / veya depresyon belirtileri yaşamanın mümkün olabildiğini görüyoruz. Aşırı yorgunluk hali, uyuyamama veya uyanık kalmada güçlü, günlük aktivitelere ilginin azalması, sinirlilik ve konsantre olamama, aşırı kaygı ve endişe hali, deprem korkusu gibi durumlar anksiyete ve depresyona dair semptomların varlığını gösterebilir. Bu semptomlar zamanla gelip gidebilir, ancak uzun süreli olduğunda bir uzman eşliğinde tedavi aramak önemlidir.

Zihinsel Barikat:

Deprem ve diğer doğal afet yaşantılamış bireylerin bahsi geçen olayı sürekli olarak kafalarında yeniden yaşamaları, canlandırmaları da oldukça fazla görülür. Olay anına dair detayları sıklıkla hatırlayabilir ve zihinlerini sürekli olayla ilgili detaylarda kaybolmuş şekilde bulabilirler.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB):

Ani gelişen ve yoğun stres sebep olan bir durum yaşamak, bu olaya doğrudan tanık olmak veya bu olayın bir yakının başına gelmesi durumları kişide “akut stres” yaşatabilir. Bu durum 3 gün ile 1 ay arası sürer. Eğer bu yaşanan stres 1 aydan daha uzun sürüyorsa ‘travma sonrası stres bozukluğu’ üzerinde çalışmak gerekebilir. TSSB yaşayan kişilerde sıkıntı veren anılara dair yineleyici düşüncelere dalma, stres yaratan görüntüleri gözde canlandırma gibi istençdışı gelen tepkiler söz konusu olabilir. Bunun dışında kişilerde bu duygulardan, anılardan veya bunu anımsatacak dış anımsatıcılardan kaçınma davranışı görülür. Olumsuz beklentiler, inanışlar, yabancılaşma, duyarsızlaşma gibi duygular gözlemlenebilir.

Deprem Korkusu İçin İyi Hissettirecek 5 Teknik

Deprem gibi etki bırakan yaşanmışlıklar, kişilerde yukarıda saydığımız gibi etkiler bırakabilir. Kişi sürekli olarak bir kaygı içerisinde olabilir. Öyleyse deprem korkusu için uygulanabilecek 5 tekniği birlikte inceleyelim.

Destekleyici Çevre

Amerika’da yapılan bir araştırma, yaşamı tehdit eden olay sonrasında bunu deneyimleyen kişilerin bir kısmında TSSB görülmediğini ortaya koyuyor. Aslında bu gruba odaklanmak, sonraki olaylarda kişilerin en az etkilenecek şekilde olayı atlatmasını sağlamada oldukça önemli olduğu düşünülüyor. Nasıl oluyor da bu kişiler uzun yıllar boyunca böyle devam edebildi? Yine araştırmalar gösteriyor ki dirençli yani olay sonucu çok tepki göstermeyen grup çok destekleyici bir ortam içerisinde bulunuyorlar. Öyleyse diyebiliriz ki deprem gibi yıkıcı bir durum karşısında yakınlarınızdan ve diğer aile üyelerinizden alacağınız destek sizin psikolojinizi olumlu yönde etkiler ve deprem korkusu üzerinde oldukça etkilidir. Bu yüzden yakınlarınızla konuşmaktan ve onlara içinizi dökmekten çekinmeyin.

Topraklama Yöntemi

Deprem beraberinde olumsuz duyguları, tekrarlayıcı düşünceleri beraberinde getirir. Zihin sürekli kaygı ve deprem korkusu içindedir. Şimdiye odaklanamaz. Topraklama yöntemi ise bu düşünce halinden uzaklaşmanıza ve şimdiye dönmenize yardımcı olur. Uyguladığınız tekniklerle birlikte dikkatinizi şimdiye getirebilir ve şu ana odaklanabilirsiniz. Kendinize sizde güçlü bedensel duyumsamalar yaratacak bir yiyecek seçin. Mesela limondan başlayabilirsiniz. Limonu koklayın. Kokusu nasıl? Bedeninizde nasıl etkiler yaratıyor? Ağzınız sulanıyor mu? Limonun bir parçasını kesin ve ağzınıza atın. Nasıl duyumsamalar hissediyorsunuz? Bu duyumsamalar ne kadar güçlü? Bu deneyime odaklandıktan ve tamamladıktan sonra kendinize şu soruyu sorun: Bu deneyim boyunca zihninize yoğun kaygı verici düşünceler geldi mi? Yoksa güçlü duyumsamanız sebebiyle şimdiye mi topraklandınız? 🙂

Anda Kalın

Deprem atlatmış olan kişilerde yoğun kaygı verici düşüncelere rastlarız ve asıl kişiyi yıpratan da bu düşüncelerdir. Biz sadece ve sadece bulunduğumuz an içerisinde canlıyız. Anda kalmak da zihnimizi deprem korkusu yerine şimdide tutacak olan diğer aktiviteleri içerir. Çevrenizde bulunan eşyalara dokunabilirsiniz. Bunlar hafif mi ağır mı? Sıcak mı soğuk mu? Renkleri ne, hangi materyalden üretilmiş? Ya da sevdiğiniz kokuların tadını çıkarabilirsiniz; bir kahve ya da belki de güzel bir tütsü kokusu… Kokuyu yavaşça içinize çekin ve niteliklerini (tatlı, keskin, baharatlı vs.) not almaya çalışın. Bunlar topraklamanın fiziksel olarak yapabileceğiniz uygulamalara örneklerdi. Zihinsel yöntemlere göz atacak olursak; örneğin matematik ve sayıları kullanmak oldukça işinize yarayacaktır. Bunun için illa matematikle aranız iyi olmasına gerek yok, unutmayın burada amaç zihnimizi dağıtarak şimdiye yönlendirme. Kafanızdan çarpım tablosunu geçirebilir veya 100’den geriye doğru sayabilirsiniz.

Nefes Egzersizleri

Deprem yaşamanın beraberinde kaygıyı da getirebileceğini söylemiştik. Kaygı yaşanan durumlarda nefes alışverişlerimizde hızlanma görürüz. Bu hızlanmayla beraber vücudumuzdaki karbondioksit ve oksijen dengesi değişir. Bu da baş dönmesi, nefes alamama hissi gibi durumlar yaratır. Nefes alamama durumuysa bizde daha da kaygı uyandırır. Bu nedenden dolayı yapacağınız nefes egzersizleri streste olduğunuz anlarda size iyi gelecektir. Nefes alma teknikleri birkaç dakika sürmesi ve her yerde yapılabilir olmasından dolayı oldukça elverişlidir. Ayrıca stres, kaygı ve panik ortamını uzaklaştırır ve dinginlik hissi verir. Kollarınızı yanlara doğru yerleştirin ve ayaklarınızı düz tutun. Zorlamadan olabildiğince nefesinizin ciğerlerinizin derinliklerine akmasına izin verin. Burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan vermeyi deneyin. Nefesi yavaşça ve 7 saniyede içinize çekin, 5 saniye tutun ve 7 saniyede geri verin. Bunu yapmak vücudunuzdaki oksijen dengesini yeniden düzenleyecek ve sizi sakinleştirecek.

Psikolojik Destek Almak

Deprem gibi beklenmedik durumlar karşısında bazen çaresizlik gibi hisler yaşayabilirsiniz ve bu duygulanımdan çıkmakta zorlanıyor olabilirsiniz. Böyle durumlarda danışacağınız bir psikolog veya psikoterapist bu süreci atlatmanızda size yardımcı olacaktır. Dönem dönem hepimizin başına belli zorluklar gelebilir ve bu zorluklar karşısında ne yapacağımızı bilemeyebiliriz. Endişe ve korku adeta bizi belirsiz bir şekilde kendiyle sürükler. Bu süreçte bir psikoloğa danışmak, online psikolog desteği veya terapi almak yönünüzü bulmakta ve hayata uyum sağlamakta size destek olacaktır.

Psikoloğa Gitme Vaktini Gösteren 5 Durum için buraya tıklayın.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın