Kendine Yabancılaşma, Depersonalizasyon ve Derealizasyon

0
158

Günümüzde en sık rastlanılan psikolojik rahatsızlıklardan bazılarını dissosiyatif bozukluklardan depersonalizasyon ve derealizasyon olarak adlandırabiliriz. Sık sık karşılaşılabilen bu psikolojik rahatsızlıkların birçok sebebi bulunabilmekle birlikte, özellikle yaşanılan travmalar sonrasında kişilerin savunma amaçlı geliştirdiği bir durum olarak görülebilmesi mümkün. Yeni yapılan araştırmalar, depersonalizasyon ve derealizasyon gibi dissosiyatif bozuklukların tedavisinde kullanılan terapi çeşitlerinde, Mindfulness (bilinçli farkındalık) destekli terapilerin tedaviye oldukça yardımcı olduğunu bizlere sunuyor. Bu blogta derealizasyon ve depersonalizasyonu tanıyıp Mindfulness’ın bunlar üzerindek etkisini inceledik.

Depersonalizasyon ve Derealizasyon Nelerdir?

Derealizasyon ve depersonalizasyon terimlerini kişinin kendisi, benliği, çevresi ve hayatı hakkındaki algı bütünlüğünde bozulmalar meydana gelmesi olarak tanımlayabiliriz. Kişi, yaşadığı yoğun stresli ve kaygı verici durumlardan sonra savunma amacıyla bu durumu geliştirebilir. Özellikle travma yaşantılanması söz konusu olduğunda, kişi bu durumla baş edebilmek için elinde olmadan dissosiye olabilir. Dissosiyasyonun birçoğumuz için tanıdık olmayan bir kelime olması muhtemel. Bu kelimeyi bütünlükten kopma, dağılma, algılarda bozulma olarak açıklayabiliriz. Kişiden kişiye ortaya çıkışı farklılık göstermekle beraber, bireyler genellikle kendilerine yabancılaşmaktan, etraflarını tanıyamamaktan, kendilerine dışarıdan bakmaktan, ve benzeri durumlardan şikayetçidirler. Bazen dissosiyasyonda hafıza kayıpları ve geçmişi hatırlayamama da ortaya çıkabilir. Günümüzde birçok kişi depersonalizasyon kalıcı mı şeklinde endişelerle başa çıkmaya çalışıyor. Söylemek gerekir ki bu durum, tedaviyle aşılması mümkün bir rahatsızlıktır.

Derealizasyon ve Depersonalizasyon Tedavisinde Mindfulness’ın Etkisi

Disosiyatif bozukluklar için birçok tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemler bazen psikiyatri desteği ile ilaç tedavisi içerebilirken, bazen de psikolog desteği ile psikoterapi içerebilir. Bazı durumlarda psikolog ve psikiyatr desteği eş zamanlı olarak tercih edildiğinde daha hızlı sonuçlar alınabilir. Yeni araştırmalara baktığımızda Mindfulness destekli psikoterapi çeşitlerinin derealizasyon ve depersonalizasyon ile başa çıkma konusunda oldukça yardımcı olduğunu görüyoruz.

Bilinçli farkındalık, danışanlara dissosiyasyon süreçlerinde anda kalarak bu sürecin kontrolünü geliştirmeye yönelik spesifik teknikler sağlıyor. Depersonalizasyon ve derealizasyon gibi çeşitleri olan dissosiyatif bozukluklar, yazının başında anlattığımız gibi, travmatik durumlarla başa çıkamamaktan dolayı savunma mekanizması olarak gelişiyor. Araştırmalara baktığımızda Mindfulness’ın, travmatik durumlarla başa çıkmada destekleyici teknikleri sayesinde kişinin dissosiye olma ihtiyacını azalttığı ve kişiyi desteklediği görülmüş.

Mindfulness tekniklerinden biri olan çevreyi ve anı gözlemleme pratiği, kişinin depersonalizasyon ve derealizasyon sırasında çevre ve benlik algısındaki dağılmalarla başa çıkabilmesi için önemli bir destek olarak görülüyor. Kişi bedenindeki duyumsamalara, çevresinde olan bitenlere, yani kısacası “şu ana” adeta yeni başlayan birinin zihni ve merakıyla farkındalık getiriyor. Bu pratik kişiye benliğini ve çevresini keşfedebilme fırsatı tanıdığı için algılarının bozulmasında önleyici bir destek oluyor. Aslında Mindfulness, dissosiyasyonun  istemsiz ve refleksif doğasının aksine, psikolojik güvenlik sağlayan istemli süreçlerin geliştirilmesini sağlıyor diyebiliriz.

Depersonalizasyon ve Derealizasyon Tedavisinde Topraklanma Yöntemi Olarak Mindfulness

Topraklanma; travma sonrası stres bozukluğu, depersonalizasyon ve derealizasyon gibi durumlardaki algı bozukluğunda kişiyi an ile tekrar bağlamaya yönelik bir tekniktir. Travma sonrasında oluşan flashback (zihnin geçmişe geri dönmesi) ve algılarda değişiklik oluşması durumunda, kişi o an şimdiden kopar. Topraklanma ise kişiyi şu ana geri döndürerek şimdiye odaklar.

Topraklanma tekniklerinde ana geri dönmek için beş duyu kullanılır. Bu duyular sayesinde kişi anda olan bitenlere farkındalık getirerek şimdi ile bağ kurar. Bu yönüyle topraklanma tekniğinin Mindulness’ın büyük bir parçası olduğunu söyeyebiliriz. Keskin kokuya sahip bir baharatı koklamak, keskin tatlı bir yiyecek yemek, yüksek sesli müzik dinlemek gibi dikkati büyük ölçüde çekecek ve görmezden gelinemeyecek tarzda aktiviteler topraklanma tekniklerine örnek verilebilir. Tabiki bu aktivitelerin işe yararlılığı kişiye göre değişebilir olup, bireyler çeşitli denemeler yaparak kendi dikkatlerini çeken aktiviteleri keşfedebilirler. Buna ek olarak, topraklanma kişiyi rahatlatan ve stabilize eden teknikleri içerdiği sırada; Mindfulness, kişiye kazandırdığı tutumlar ile bireylerin teknikleri uygularken ortaya çıkan deneyimlerini yargılayıcı olmayan, kabul eden ve merhametli bir yaklaşımla yaşantılamalarını sağlıyor. Bu da kişilerin anda kalma deneyimlerini sürdürmelerini kolaylaştırıyor.

Kendine Yabancılaşma için Evde Uygulanabilecek 2 Teknik

  • Keskin tatlı bir yiyecek seçin ve yeme deneyimine odaklanın:

    Herkes için tat algısı değişse de sizin için keskin olan bir yiyecek bulabilirsiniz. Bu belki limon, greyfurt gibi ekşi veya bal, şeker gibi tatlı bir tat olabilir. O yiyeceğin önce şekline odaklanın. Daha önce onu hiç görmemiş gibi keşfetmeye çalışın. 3-4 dakika kadar şeklini keşfettikten sonra kokusuna odaklanın. Nasıl kokuyor? Kokusundan tadına dair bir çıkarım yapabiliyor musunuz? Bir süre kokusunu fark edin ve bedeninizin ona verdiği tepkiye odaklanın. Belki ağzınız sulanıyor, tükürük bezleriniz salya salgılıyor. Daha sonrasında onu yeme deneyimine başlayın. Tadı nasıl? Hemen yutmayın. Bir süre ağzınızda bekletin. Bedeninizin yiyeceğe verdiği tepkiye odaklanın. Yeme deneyimini ne kadar keskin yaşadığınızı fark edin. Bu deneyim size ana dönme konusunda yardımcı olacak.

  • Mindful tutumları keşfedin:

    Mindfulness bize tüm tekniklerini bazı tutumlarla yoğurarak deneyimlememizi öğretir. Tam o anda yaşantıladığımız deneyimlerimizi yargılamadan, sabırla, en iyisi için çabalamadan, olduğu gibi kabul etmemizi öğütler. Yeme deneyimine odaklanma gibi şimdiye dönme teknikleri uygularken deneyiminizi yargılamayın. Sadece nasıl bir deneyim olduğunu fark edin. Onu olduğu gibi kabul ederek, yeni deneyimler keşfetmeye açık olarak algılayın. Bu deneyim sırasında birçok düşünce gelip gidebilir, geçip gitmelerine izin verin. Sadece “bırakın” o düşünceleri ve deneyiminize odaklanın. Bu sizin anda yaşadığınız deneyime sorgulayıcı ve yargılayıcı davranmadan, olduğu gibi kabul etmeniz için yardımcı olacak. Bu sayede şimdideki varlığınıza odaklanabilmek de kolaylaşacak.

    Depersonalizasyon Bozukluğu ve Tedavisi yazımızı okumak için buraya tıklayın.

Referanslar

Michal, M., Beutel, M. E., Jordan, J., Zimmermann, M., Wolters, S., & Heidenreich, T. (2007). Depersonalization, Mindfulness, and Childhood Trauma. The Journal of Nervous and Mental Disease, 195(8), 693–696. doi:10.1097/nmd.0b013e31811f4492

Zerubavel, N., & Messman-Moore, T. L. (2013). Staying Present: Incorporating Mindfulness into Therapy for Dissociation. Mindfulness, 6(2), 303–314. doi:10.1007/s12671-013-0261-3

Matthew Tull, P. D. (2019, November 11). What Grounding Techniques Can You Use for PTSD? Retrieved from https://www.verywellmind.com/grounding-techniques-for-ptsd-2797300

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın