Anksiyete Hayatımıza Nasıl Etki Ediyor?

0
41

Öncelikle anksiyete nedir buradan başlayalım. Kulağa bu kadar karışık gelen bir kelime olduğuna bakmayın.  Psikoloji dilinde anksiyete “yoğun kaygı” hali demek aslında. Kaygı uygun seviyede olduğunda faydalı bir duygu olsa da, gerekli seviyelerin üstüne çıktığı zaman olumsuz etkileri olabiliyor. Anksiytenin hayatımızı nasıl etkilediğini psikolog bakış açısıyla size anlatmak istiyorum. Kişi genellikle iş, sosyal, akademik ve gelecek hayatı hakkında birçok kaygıya sahip olabilir. Eh gündemde bir de korona varsa o kaygı sağlıkları hakkında da olabiliyor! Oysa ki anksiyete halinin hayatımız üzerinde birçok olumsuz etkisi var. Birkaç tanesinden bahsedelim.

Anksiyetenin Hayatımıza Etkileri Nelerdir?

  • Kaygı ve uykusuzluk birbirlerinin sıkı dostudur. Psikiyatrist ve psikologlar tarafından yapılan yeni araştırmalar bize anksiyetenin uykusuzlukla ilişkili olduğunu gösteriyor. Geceleri zihnimiz uyku için henüz çok hızlı olduğunda,  kaygı verici düşünceler gelip durur. Eh sonunda da bir türlü uyuyamaz oluruz. Oysa ki yeterli saatte uykumuzu alamadığımız zaman ise anksiyete yaşamaya daha yatkın oluyoruz.  Yani uykusuzluk yoğun kaygı, yoğun kaygı ise daha fazla uykusuzluk olarak geri dönüyor bize. Sıkı dostlar demiştim!
  • Son zamanlarda kaygılı hissediyorsunuz ve iştahınız da bundan etkileniyor mu? Anksiyetenin en belirgin etkilerinden biri de iştahımızaki dengeyi bozmasıdır. Bu bazı kişilerde iştahın azalması ve kilo kaybı şeklinde ortaya çıkabilir. Bazılarımızda da iştah artması ve sık yemek yeme olarak rastlanabilir.
  • Stresin bağışıklığımızı etkilediğini hepimiz biliyoruz. İştahta düşme ve yetersiz uyku da buna eklenince anksiyete bağşıklığımızı etkiliyor. Kaygılıysanız halsiz hissetmenize şaşırmayın. Üstelik bu halsizlik sebebiyle işlerimizdeki performansımız da etkilenebiliyor. Bu da bize daha fazla kaygı ile dönüyor

Anksiyete ile Nasıl Başa Çıkılır?

  1. Rahatlama teknikleri uygulayın. Şimdi derin bir nefes almanızı istiyorum ve bunu yaparken bütün kaslarımızı tek tek sıkacağız. Ayak parmaklarınızdan başınıza kadar bütün kaslarınız. Kaslarınızı sıkarken aldığınız nefesi 5 saniye boyunca içinizde tutacaksınız. Sürenin sonunda nefesinizi vererek kaslarınızı serbest bırakabilirsiniz. Kendimizi kaygılı hissettiğimizde bu tekniği yapmak bedenimize rahatlama komutu verir ve zihnimizi de hafifletmemizi sağlar. Bu birçok psikolog ve psikoterapist tarafından tavsiye edilen bir rahatlama teknğidir.

  2. Kaygı verici düşüncelerinizi yazın. Düşüncelerinizi not almak onların geliş ve geçişlerini izlemeniz için size yadımcı olacaktır. Bu sayede o düşüncelerin ne kadar gerçekçi veya ne kadar abartılı olduklarını görebilirsiniz. Bu, söz konusu durumlar için alternatif gerçekçi düşünceler üretmenize yardımcı olacak. Kendinizi sanki bir terapi içinde gibi düşünüp düşüncelerinizi not etmenizin faydalarını görünce siz de şaşıracaksınız.

  3. Kaygılanmak için zaman yaratın. Kaygı verici düşünceleri düşünmek için kendinize bir yer ve zaman belirleyin. Tıpkı bir psikolog ile yapılan terapi veya seans gibi. Bu yer yatak odanız veya çalışma alanınız olmasın. Her gün aynı saatte bu yerde kaygılı düşüncelerinizle 15-20 dakika ilgilenin. Bu sayede artık kaygılanmak için her gün belirli bir zamanınız olur. Bunu yaptığımız zaman, günün geri kalanında o düşüncelere dalmamak için kendimizi eğitmiş oluyoruz. Onlara durmalarını, şu an kendi işlerimizle ilgilendiğimizi söylemek kolaylaşıyor. Bir nevi onları kontrol edebilmeyi öğrenmiş oluyoruz aslında.

    Anksiyete belirtileri nelerdir öğrenmek istiyorsanız buraya tıklayarak yazımıza gidebilirsiniz.
    Eğer kaygılarınızla ilgili zorlanıyorsanız bir psikolog veya psikiyatrist desteği almanızı öneririz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi yazın