Sizin Yorumlarınız

Barış Bey ile daha önce bir kaç kez yardım alan arkadaşım vasıtası ile tanıştım. Seanslar o kadar verimli geçti ki benim bile farkında olmadığım bir çok özelliğim ortaya çıktı. Bunu Barış Bey’e borçluyum. Çünkü seans sırasında sorduğu sorular olsun verdiği örnekler olsun bi an durup kendinizi sorgulamanızı ve farkındalığınızın artmasını sağlıyor. Tekrar çok teşekkür ederim. İyi günler.

B. L.

İstanbul

Uzun süredir çalıştığım ve sevdiğim işimden ayrılmak zorunda kalmıştım ve bu beni çok fazla etkilemişti aynı zamanda o sırada ilişkimde ters gitmeye başlamıştı herşey üst üste gelince hırçınlaşmaya başlamıştım sanki bütün olumsuz, kötü şeyler benim başıma geliyordu. Sürekli evde oturmak kimseyle görüşmek istemiyordum. Eskiden keyif aldığım ne varsa bana saçma geliyordu. Bazen yaşamamın bir anlamı kalmadığını bile düşünebiliyordum. Annemin bu durumu fark etmesi ve sürekli istersen yardım alalım demesi de daha çok sinirlendiriyordu çünkü ben hasta değildim sadece her şey kötü gidiyor ve her şey bana karşı diye düşünüyordum. İnternette gezinirken Barış Bey’in bir kaç paylaşımına denk geldim ve benim sorunlarımı anlatıyormuş gibi depresyonun belirtilerini yazmıştı. O an aslında gitmemin kimseye bir zararı olmayacağını düşünerek kendisinden randevu aldım ve aslında kötü bir şey olmadığını kötü şeyleri üzerime benim çektiğimi ve gözümde büyüttüğümü fark etmemi sağladı. Aslında sorunun da çözümünde bende olduğunu anlamamı sağladığı için kendisine sonsuz teşekkür ediyorum.

D. G.

İstanbul

Doğumdan ölene kadar herkes; mutluluklar, sevinçler, acılar, hayal kırıklıkları, mutsuzluklar, üzüntüler yaşar. Çoğu zaman klişeleşmiş bir yaklaşımla HAYAT deyip işin içinden çıkarlar ki ben onlara ŞAŞKINLIK ve HAYRANLIK’ la imrenirdim. Bugün onlardan aşağı kalır yanım olmadığını düşünüyorum artık. Daha önce bir kaç psikolog deneyimim olmuştu. Evet iyi geliyordu. Ama içinde bulunduğum anlamsız süreç bitmiyordu. Bu gün şunu anlıyorum; Çünkü hedef belli olmasına rağmen, programsız devam ediyordu. Git konuş gel sadece bu. Bu nedenle psikologlara güvenim de sarsılmıştı. Yaşamaktan keyif almıyordum. Bu güzel yaşamın zevklerinden ve nimetlerinden nasiplenemeden öylece yaşayıp gidiyordum.Yaşadığım bu hayatı kabullenemiyordum. Genç kızlığımın en güzel zamanları elimden kayıp gidiyordu. Ben bu olmamalıyım diyordum. Ya düzelecek ya da bu hayat bitecek diyordum. Bazen düzelir gibi oluyordum, sonra tekrar başa dönüyordum. Buna bir de fiziksel rahatsızlıklar eklenince hayat daha da çekilmez bir hal almıştı. Fiziksel rahatsızlıklarıma dalında uzman bir çok doktora görünmeme rağmen bir sebep ve biyolojik bir bulgu çıkmıyordu. Kimseyle konuşmak, görüşmek, yataktan çıkmak istemiyordum. Dışarı sadece işe gitmek için çıkıyordum. Enerjisi düşük, suratı asık halimle insanların bana bakışlarından nefret ediyordum. Allah korkusunu içinde her daim taşıyan bir insan olarak her gün isyan ediyordum. Bu durumdan da büyük rahatsızlık duyuyordum. Okyanusun ortasında rotasız bir gemi gibi rüzgarın götürdüğü yere doğru gidiyordum. Yine psikolog arayışına girmiştim. Tam alabora olacaktım ki web sayfasından Barış Bey’e ulaştım. Kendisine Ben de bir gün pürüzsüz ve sonsuz bir mutluluk yaşayabilecek miyim? başlıklı bir mail attım. Kendisi hemen geri döndü sağ olsun. Hemen ara vermeden seanslara başladık. Daha önce ki verimsiz danışmalarım nedeni ile psikolog güvensizliği içimde ama bir taraftan içimde umut barındırarak devam ettim. Hep şüphe içerisinde idim, bu sefer olacak mı? Boşuna mı gidip geliyorum? soruları da beni yiyip bitirmeye başlamıştı. Gidiyordum, konuşuyordum iyi geliyordu ama sonra 3 gün sonra en çok ta fiziksel rahatsızlığım nedeniyle ben çok kötüyüm, yaşamak istemiyorum; bu ağrıdan kurtulmak istiyorum diye daha seans günü gelmeden psikoloğumun başını yeyip bitiriyordum. Bir süre umutsuzca gittim geldim; sonra inanmaya başladım; hayatım boyunca kimseye anlatmadığım ( diğer psikologlar dahil) içimde sakladığım bir çok şeyi anlattım. Seans sırasında içime atarsam, ilerleyemeyeceğimizi söylemişti.. Çok haklıydı. Bu her seferinde daha iyi gelmeye başladı. Haftalarca konuştuğumuz konuları daha detaylandırdık, Sorunları parçalara böldük. Her hafta o konunun üzerine gidip psikoloğumun dediği şeyleri yapmaya başladım. Her şeyi bana bırakmış gibi görünür bir hali vardı ama çok konuşmadan bir cümleyle hayatıma yön veriyordu. Yani aramızda psikolog danışan ilişkisinden çok KLAVUZ & PİLOT ilişkisi başlamıştı. Psikologlar insanlara ‘Sen hastasın; bu grip gibi, dönem dönem gidecek yine gelecek ‘ yaklaşımı içerisindeler. O öyle değildi. Danışanına depresyon kelimesini bile yakıştırmıyor, hatta hissettirmiyordu. Sürecin hızlanmasını benden daha çok istiyordu. Psikologlara güvenim artmış, Doğru uzmanı bulduğum için kendimi şanslı hissediyordum. Zaten bu sefer de olmasaydı, psikolog sayfasını kapatır, daha da dibe çökerdim. Ne zaman bitecek diye her seans soran ben; kısa bir süre sonra ‘Ben artık iyiyim, çok teşekkür ederim. cümleleri ile seanstan ayrılmaya başlamıştım. Pürüzsüz bir mutluluğun içinde değildim ama eskisine nazaran daha iyiydim. Seansın aralıklarını kendim isteyerek daha da uzatmayı başarmıştım. Yüzümde gülücükler açıyor, keyfime diyecek yoktu. Günlerce kafama taktığım, içinden çıkamadığım meseleleri düşünme sürem kısalmıştı. Bu gün ise; nefret ettiğim işimi daha çok seviyor, işimde daha da başarılı olmak, kendimi daha da geliştirmek için bütün algılarımı açmış durumdayım. İş saatlerimin düzensizliğinden yakınan, her şeyi erteleyen ben; daha düzenli besleniyor, sporumu yapıyor, hafta sonları evde kalmıyorum. Asık suratlı ve enerjisiz değil; güler yüzlü ve tevazu içerisinde öz güvenliyim. Öfkemi kontrol edebiliyor, daha yumuşak ama yine öz güvenli ses tonumla insanların aklına ve mantığına dokunarak kendimi ifade ediyorum. Yani kendimi sinirlendirip keyfimi kaçırmıyorum. Son zamanlar da en çok kullandığım kelime ‘ TINLAMIYORUM’ 🙂 İnsanlara kendimi ispat etmeyi bıraktım. Daha huzurlu nasıl hissediyorsam öyle davranıyorum. Karşımdakiler bana artık hükmedemiyor. Bu harika bir duygu. Bunları bana BARIŞ GÜRKAŞ öğretti. Şuan mutsuz seanslarımın süresi kadar mutluyum. Hayattan keyif alıyorum. Müzik dinlemekten nefret ederken, artık kulaklığımı kulağımdan çıkmıyor. Hep başımda bir ağrıyla gezerken bu gün; kafam rahat hissediyorum. İş sorunlarını eve taşırken, şimdi izin günümün keyfini çıkarıyorum. İşimde daha huzurlu hissediyorum. Gerçek BENi buldum sanırım. Geçmişe bakıyorum da; O zamanlar hep ; bir gün, mutluluğu bulacağım ve bu günlerime bakıp kendime çok acıyacağım diyordum. En güzel zamanlarımı saçma sapan sebeplerle yok ettim diyeceğim diyordum. Ne gariptir; bunları bile söylemiyorum. O da bendim. O beni ben yaratmamıştım. Öyle olsun istememiştim. Bu beni ama ben yarattım. Çok istedim çünkü. En güzel zamanlarımda diye hayıflandığım günlere acımıyorum artık. 30’una çeyrek kalan genç bir bayan olarak, hayatın en güzel günlerini şimdiden sonra yaşayacağım artık. 8 yıllık kasvetli, bulutlarla dolu bir zaman diliminin yerini açık ve temiz bir hava, sımsıcak güneşli günler bekliyor artık… Psikolog seçimi çok önemli; bana referans olacak, tavsiye de bulunacak kimse olmadı. Şansım yaver gitti belkide. Hedefimiz vardı; hedeften çok bence programa odaklandık. Yani diğer psikologlarımın yapamadığı. Onu farklı kılan buydu. Benim psikoloğum; ben her danışanımdan bir şeyler öğreniyorum diyordu. Ne demek istediğini bu gün daha iyi anlıyorum.

N. D.

İstanbul

Merhaba, yaklaşık 2.5 yıldır adını koyamadığım takıntılarım vardı. Bunların en başında ölüm korkusu, sevdiklerimin başına bişey gelecek kaygısıydı. Sürekli kötü düşünceler içerisindeydim en mutlu olduğum anlarda bile aklımın ucunda hep ” kesin başına birşey geldi” korkusu vardı. İlk zamanlar normal gelen bu davranış zamanla içinden çıkılmaz bir hale geldi ve hem ailem hem de çevremi olumsuz etkilemeye başladı. O kadar çok panik haldeydim ki çevremi bunaltacak dereceye geliyordum ve bunun önüne geçemediğim için çok mutsuzdum sürekli ağlamak istiyordum. En kötüsü de bunun bi hastalık olduğunu kabullenemiyordum. Ailemin ve arkadaşlarımın ısrarı üzerine internet üzerinden psikolog arayışına girdim ve o sırada Barış Bey’in sitesi ile karşılaştım. Kendisini arayarak kısaca sorunumdan bahsettim ve kendisi telefonda bile o kadar ilgilendi ki hemen randevumu aldım. Seansa giderken endişeliydim ancak kendisi problemin ne olduğunu ne yapmak gerektiğini nasıl hissetmem gerektiğini seanslarda o kadar güzel sorularla açığa çıkarıyordu ki kendimi seans sonlarında çok farklı hissediyordum sanki o takıntılı insan ben değilmişim gibiydi. Ne zaman karamsarlığa düşecek olsam Barış Bey’in bana yardımcı olacağından eminim. Teşekkürler Barış Bey.. Sevgilerle

Z. C.

İstanbul

İlk, Psikolog Barış Bey’e başladığımda kafam o kadar karışıktı ki artık hayatın kontrolü elimden çıkmış gibi hissediyordum. Artık hiç bir şeyle başa çıkamıyordum. Zaman zaman kendime zarar verme düşünceleri bile aklımdan geçiyordu. Çevremdekilerin de baskısıyla psikolog arayışına başladım. Sonra bir arkadaşım aracılığıyla Barış Bey’e ulaştım. Güler yüzüyle, içten tavrıyla, yardım etme çabasıyla nasıl olduysa ilk seanstan itibaren beni hayata bağlamaya başladı. Sonrasında ise kendimde aslında çok hoşuma gitmeyen, yanlış olan yanlış yaptığım şeyleri fark edip bundan sonraki süreçte mutlu olmak için nasıl bir yol izlemem gerektiğini öğrendim. Şu an mutluyum ve mutlu olmak için çabalamama gerek kalmıyor. Her şey kendiliğinden oluyor.

N. L.

İstanbul

Bu terapi süreci sayesinde yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Öncesinde sanki hiç yaşamıyordum. Her şey çok boş ve anlamsız geliyordu. Son dönemlerde yaptığım hiçbir şeyden zevk alamıyordum. Bu süreç boyunca nasıl yaşamam gerektiğini, aslında hayatın o kadar da çekilmez bir yer olmadığını yeniden öğrendim. Şimdi o karanlık, iç sıkışmalı, korkunç günler geride kaldı. Size ne kadar teşekkür etsem az.

T. G.

İstanbul

32 yaşındayım, yolun yarısına yakınlıktan mı hayatın karşıma çıkardıklarından mı bilemem, umudumu yitirdiğim bir an birinin yol göstermesini istedim. Çok da düşünmeden sorgulamadan, böyle bir günde Barış Bey'e ulaştım. İlk seans tek yaptığım ağlayarak konuşmaya çalışmaktı kurduğum cümlelerden ne anlaşılıyordu şimdi ben bile hatırlayamıyorum. Dünyanın sonu gelmiş ya da tüm kötülükler beni bulmuştu sanki. Öfkeliydim beni üzenlere, hayata kırgındım karşıma çıkardığı zorluklar için üstüne bir de güvensizdim her şeye herkese, daha öncede psikologa gitmiştim ve sonuç; ben yine ağlıyordum, bu defa fark ne olabilirdi ki.. Önceleri haftada iki seans gelmeye başladım. İlk günler hissettiğim belki de tanımadığım birine istediğim herşeyi yargılanmadan anlatabilme lüksüydü sonraları farkettim ki ben değişiyorum. Herkesin diline doladığı bildiğimiz ama asla yapamadığımız şey olabiliyormuş, düşüncelerini değiştirirsen gerçekten dünyan değişebiliyormuş , yavaş yavaş düşüncelerimi değiştirmeye başladım daha da güzeli bunu nasıl yapabileceğimi öğrendim. Bu birinin size yürümeyi öğretmesi gibi bişey, yürümeyi Barış Bey'den öğrendim. Şimdi yoluma daha sağlam devam edebiliyorum. Hala öfkeleniyorum ama farklı davranıyorum, hala dünyanın toz pembe olmadığını düşünüyorum ama var olan güzellikleri de yok saymıyorum, hala kötü insanların olduğunu düşünüyorum ama onlar olmasa iyilerin kıymetini bilemeyeceğimi biliyorum ve en önemlisi hala dünyanın adil bir yer olmadığına eminim ama buna üzülmek yerine payıma düşenin gayretindeyim. Diyeceğim o ki bunların hepsini zaten biliyoruz ama bilmek bazen yetmiyor hissetmek gerekiyor ben bu terapiler sonrası iyi hissetmeyi öğrendim ve çok sevdiğim bir düşünürün de dediği gibi insan herşeyi unutabilir ama hissettirileni asla unutmaz.

Y. B.

İstanbul

Barış Bey’in sitesi ile karşılaştığımda, çaresiz duygu durumumdan kurtulmama yardımcı olabilecek güvenilir bir yer keşfettiğimi düşünmüştüm. Verdiğim doğru kararın neticesini tedavi sürecimden sonra, hayatımda yeni başlangıçlar yapmayı öğrenerek elde ettim. Kendimi tanımayı ve karşılaştığım olumsuz durumlarla baş edebilmeyi, en önemlisi kendim olabilmeyi öğrendim. Ayrıca Barış Bey’in tedavi sürecimde bana kazandırmış olduğu disiplin de, tedavilerime düzenli olarak katılabilmemi sağladı. Kendi ile barışık mutlu bir insan olmayı becerebildiğim için bu süreçte bana yol gösteren sevgili Barış Bey’e tekrar içten teşekkür ederim.

M.K.

İstanbul