Yetişkin bir birey için kendi psikolojik durumunu dengeli bir halde tutmak her geçen gün zorlaşıyor. Gün geçtikçe daha da yalnızlaşan birey, psikolog desteğine daha da fazla ihtiyaç duymaya başlıyor. Üstesinden gelinmesi gereken psikolojik sorunlar, kimi zaman ilişkideki tıkanıklıklarla, kimi zaman ise iş ve sosyal hayattaki değişimlerle kendini gösteriyor.

Psikolog desteğine son ana kadar ihtiyacı olmadığını savunan yetişkin, genellikle bu durumun üstesinden kendi kendine gelebileceğini düşünüyor. Birçok zaman da çevresindeki insanlardan “sen güçlü birisin kendin üstesinden gelebilirsin” şeklinde yorumlar alıyorlar. Ancak bu durum kişini kendi kendine üstesinden gelemeyeceği bir boyut alabiliyor.

Psikolojik sorunlar kişinin yaşam kalitesini düşürür, hayattan eskisi gibi zevk almasına engel olur, iş yapış şeklini, uyku düzenini, arkadaşlık ilişkilerini olumsuz etkiler ve kişinin artık hayattan zevk almasının önüne geçer. Bu noktada yaşamınızın bir anlamı yokmuş gibi hissetmeye başlayabilirsiniz. Böyle bir durumda psikolog desteğini ertelemek ne derece doğru olur?

Randevu Alın

Bazı Psikolojik Rahatsızlıklar:

Sizlere psikolojik destek olurken kullandığımız terapi yöntemi bilişsel davranışçı terapidir. Yapılan araştırmalara göre bilişsel davranışçı terapi, çeşitli psikolojik rahatsızlıklarda ilaçtan bile çok daha etkili ve uzun süreli etkiye sahip bir yöntem.

Yetişkinlerde sıklıkla karşılaştığımız psikolojik rahatsızlıklar:

  • Depresyon: Psikolojik rahatsızlıklar içinde yaygınlığı açısından “Grip” rahatsızlığına benzetilir. Depresyondaki danışan “bilişsel üçlü” tarafından yönlendiriliyor olduğu düşünülür. a) Kişinin kendine karşı b)dünyaya karşı c) Geleceğe karşı olumsuz düşüncesi
  • Panik Bozukluk: Beklenmedik bir anda ansızın gelen kalp atış, terleme, nefes darlığı ve soluk kesilmesi gibi bazı semptomların eşlik ettiği korku nöbetleri şeklinde tarif edebiliriz.
  • Genellenmiş Anksiyete Bozukluğu: Çeşitli faaliyetler ve bazı olaylar hakkında aşırı anksiyete ve en az 6 ay süresince devam eden kaygı.
  • Obsesif-Kompulsif Bozukluklar: Her kırk yetişkinden biri hayatının bir noktasında OKB kriterlerini karşılar.
  • Hipokondriya: Kişinin sanrı boyutunda olmamak kaydıyla ciddi bir hastalığa sahip olduğu inancıdır. Bu durum kesinleşmiş bir tıbbi sonuç olmasına rağmen inancın devam etmesi durumudur.
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Amerikan psikiyatri derneğinin tanımına göre alağan yaşantıların dışında, psikolojik travma yaratan bir olayın sonrasında oluştuğu belirtilmektedir.
  • Madde kullanımı, İlişki Sorunları, Tükenmişlik vbz.