Psikoterapi Uygulamaları ve Tedavi Yöntemleri
25 Aralık 2016
Psikoterapi Nedir?
27 Aralık 2016

Yaygın Anksiyete ile Nasıl Başa Çıkılır?

Yaygın anksiyete ya da yüksek kaygı, vücutta fiziksel belirtilerle birlikte görülen, günlük yaşamınıza olumsuz etkileri olan hemen hemen her konudan aşırı endişe duyma halidir. Bu rahatsızlığa sahip kişiler hayattaki her şeyin kötüye gideceğine, düzgün giden şeylerin de mutlaka bir gün sona ereceğine kendilerini inandırmışlardır.

Asında karşılaştığımız durumlara karşı normal düzeyde bir kaygı hissetmek, endişe etmek son derece insani, yararlı bir davranıştır. Bünyeyi sürekli zinde tutar ve yaşam enerjinize pozitif katkı yapar. Kaygı hali sizi yaşamdan soğutacak, saplantı halini alan endişelerden başka bir şey düşünemeyecek hale geldiğinde hastalık halini alır ve tedavi edilmesi gerekir.

Neden Sürekli Kaygı Duyuyorum

Yaygın anksiyete bozukluğunun nedenleri üzerinde hala çalışılan, tam olarak belli sebeplere bağlanamayan bir alan olsa da kalıtsal özellikler, kişinin yaşam tecrübeleri kaygıya neden olan etmenlerdir. Genelde sınav kaygısı, gelecek kaygısı ve ölüm düşüncesi gibi içinden çıkılamayacağı düşünülen durumlar yaygın anksiyeteyi tetikleyen unsurlar olarak karşımıza çıkar.

Yaygın Anksiyete Nasıl Anlaşılır

Yaygın anksiyetenin belirtileri vücudunuzda fiziksel olarak ortaya çıkabileceği gibi duygusal dünyanızda meydana gelen anormal değişimler olarak da ortaya çıkabilir. Duygusal belirtiler, bir felaket yaşayacakmış hissi, yakınlarını kaybetme ya da başlarına bir şey gelecek korkusu, iş performansında düşüş, sürekli gergin olma hali, alakasız gelişmeleri kötü senaryolara işaret olarak görme olabilir. Aşırı kaygılı insanlar bazen kendi vücuduna yabancılaşmakta, bunun sonucunda risk algı seviyesi yükselmekte ve otonom sinir sistemi kendiliğinden uyarılarak normalden daha hızlı çalışmaya başlamaktadır. Bu da vücutta kas gerginliği, ellerde titreme, nefes alışverişlerde düzensizlik, nefes darlığı gibi belirtilere neden olmaktadır.

Ne Yapmak Gerekir

Yaygın anksiyete tedavisi öncelikle ilaç kullanmadan bilişsel psikoterapi yöntemiyle yapılabilen ve başarı oranı çok yüksek bir yöntemdir. Uzman hekim olumsuz düşüncelerinin kaynağını ve buna neden olan düşünce yapılarını açıklayarak korkularınızın yersiz olduğunu anlatır. 8-12 seans sürebilen bu yöntemde nefes, gevşeme ve stresten uzak durma egzersizleri yaptırılır. İlaçla tedavi yönteminde ise uygun şekilde seçilmiş benzodiyazepin ve antideprasanlar kullanılmaktadır. Bunlardan önce sizi aşırı endişeye sevk eden düşünceleri sakince düşünebilmeniz, size hiçbir zararı dokunmayacak boş kuruntuları bir kenara bırakıp sevdiklerinizle mutlu olacağınız bir hayatı düşlemeniz ve bu uğurda gayret göstermeniz çok daha faydalı olacaktır.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir