Mutluluk İçin Gerekli 2 Özellik
5 Mayıs 2016
Panik Atak Kalp Krizi Korkusu
20 Mayıs 2016

Moda Sahilde Bir An

Herşey güne daha huzurlu başlamak adına Moda sahile inip, çimlerin üstünde sandalyemi açıp kitap okuma hayalimle başladı. Sabah kahvaltısının heyecanı, güne keyifle başlama beklentisi, erkenden sahile inmemi sağladı. Sahile gelirken mahallemdeki pastaneden boyozumu (boyoz nedir?) almayı ihmal etmedim tabi ki.

Kitabımı açmadan önce, çimlerin üstüne sandalyemi açtım, ilk iş olarak boyozlarımı yemeye başladım. Henüz etrafımdakileri görmeye ne niyetim vardı ne de enerjim. Birkaç dakika içinde iki boyozu bitirip, etrafı seyretmeye başladım. Aslına bakarsanız çok da kolay olmadı kendimle konuşmayı bırakıp, etrafla bir bütün olup seyretmeye başlamak. Çünkü her şehir insanı gibi zihnimden gün içinde yapılacakların sorumlulukları, geçmişte yapmadıklarımın huzursuzlukları belirmeye çalışıyordu. Ama susturmaya çalışıyordum, çünkü zihninizi moda sahilde ağaçların altında susturmayı becerebilmek, kalabalıkların içinde susturabilmekten çok daha kolay. Zihnimde konuşan arkadaşı susturmamda kuşlar, ağaçlar köpekler ve deniz her zamanki gibi yardımcı oldular. Zihnim sustukça daha çok susuyor ve düşünceler gücünü yitirmeye başlıyordu.

Tam doğanın* keyfini çıkarmaya çalışırken, bir anda köpeklerin havlamaya başlamasıyla irkildim ve köpeklere odaklanmaya başladım. İlk anda onların havlamalarıyla vücudumda beliren stresle tekrar kendime ve iç sesime döndüm, neyse ki beynim onların tehdit olmadıklarını anladıkça, kendine odaklanmaktansa tekrar doğaya bıraktı kendisini.

Köpekleri uzunca bir süre izledim, her zaman sokakta gördüklerimden sarılı, kahveli renklerde küçük kafalı büyük gövdeli hantal tok sesli köpeklerdi. Karşılarında elinde oltayla yürüyen esmer, şapkalı bir çocuk, bir anda tüm köpeklerin ona doğru koşmaya başlamasına sebep oldu. En öndeki köpek dışındaki hiçbir köpek bilmiyordu kime havlayıp nereye koştuklarını, ama hepsi kendinden çok emin adımlarla koşuyordu. Sonrasında bir anda beliren çöpleri toplayan, sarı t-shirtlü belediye çalışanı köpeklere hööyyh (bir çeşit köpeklere itaat ettiren ses) diye bağırarak köpekleri durdurdu. Hööyyh sesleriyle duran köpeklerden en öndekinin başını okşayarak tüm köpekleri ödüllendirdi.

Dikkatim bu seferde bu kahraman adama takıldı, onu ilk geldiğimde de görmüştüm. Bir yandan çimlerin üstündeki çekirdek kabuklarını süpürgesi ile süpürüyordu diğer yandan sahilde oturan ve birbirine sarılan iki gence kaçamak bakışlar atıyordu. Gözümde ona dair tek kare buydu, çünkü ilk geldiğimde odağımı kendimden çevreme henüz aktaramamıştım. Köpeklere bu yaklaşımıyla gözümde hayvan sever  bir insana dönüşmüştü kendisi.

Ben onu merakla seyrederken arkasına lüks bir araç yanaştı, içinden 40 yaşlarında, kısa boylu, kot pantolonlu, kahverengi çizgili ekose gömlekli bir adam indi ve konuşmaya başladılar. Bir anda çöpleri toplayan hayvan severin duruşu değişti, o kendinden emin vakur tavrı bir anda kayboldu. Belli ki o adama bağlı bir çalışandı ezilip bükülüyordu karşısında, karşısındaki adam ise bir yandan elini kolunu kullanarak konuşuyordu bir yandan ağzında sigarası ile ona gergin bir tavırla birşeyler anlatır gibiydi…

Tam o sırada çimlerin üstünde kuşlara büyülenerek bakan onlara doğru yürümeye ve ayakta durmaya çalışan elleri havada bir bebeğe dikkatim takıldı. Sonra o kuşlara baktım, kendi içlerindeki zekice kurgulanmış iletişimlerini anlamaya çalıştım.

Sonra ılık bir rüzgar esti, derin bir nefes aldım, gülümsedim…

 

 

 

*Doğa: 10 ağaç,çim,deniz,açık hava, köpekler

 

Klinik Psikolog Barış Gürkaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir