Psikiyatri
7 Şubat 2015
Bağdat Caddesi Psikolog ve Psikiyatrist
23 Şubat 2015

Hayatı Zorlaştıran 9 Düşünce Hatası

Zihnimiz bizi yanıltıyor mu? Gerçekte olmayan şeyleri neden o kadar abartıyoruz? Gün içinde ne oluyor da bir anda kendimizi bir şey yokken kötü hissetmeye başlıyoruz? Bunların en temel sebeplerine baktığımızda karşımıza “düşünce hataları” çıkıyor.

Düşünce hatalarını şöyle bir örnekle anlatacak olursak: Bazı insanların zihinleri, yaşanan olayları gerçeğe pek uymayan şekilde felaketleştirerek yorumlarlar, bir başka kişi ise olan bütün her şeyin kendisiyle ilişkili olduğunu düşünür. Bu ve buna benzer düşünce stillerine biz psikologlar düşünce hataları diyoruz. Bunlar farklı şekillerde ve oranlarda tüm insanlarda görülmekle birlikte psikolojik rahatsızlık yaşayanlarda daha fazla görülür.

Kendimize ve çevremize dönük bu düşünce hatalarımız hayatı oldukça zorlaştırır ve ilişkilerimizi olumsuz etkiler. Bu düşünce hatalarını daha detaylı incelemek ve kendinizdekilerin farkına varmak için aşağıdaki maddelere göz atmanızı öneririm.

1) Keyfi Çıkarsama

Bir durum karşısında destekleyici kanıtlar olmadığı halde hatta gerçekte tersine kanıtlar olmasına karşın belli bir sonuca ulaşmayı anlatır. Örneğin: Yöneticisi tarafından konuşmaya çağarılan bir çalışanın “Yaptığım işler kötü olduğu için benimle konuşmak istiyor” diye düşünmesi.

2) Seçici Soyutlama

Olayları bağlamdan kopartarak bir detaya odaklanma, durumun daha belirgin diğer özelliklerini ihmal etme ve bu sınırlı özellik temelinde bütün yaşantıyı kavramlaştırmadır. Örneğin: bir konferans sonrası herkesin çok beğendiğini söylemesine karşın bir kişinin olumsuz eleştirisi yüzünden, kişinin kendini kötü hissetmesi bu durumu anlatır.

3) Aşırı Genelleme

Tek bir olayı referans alarak genel bir çıkarım yapmak ve olumsuz sonuca ulaşmak. Örneğin: sevgilisi tarafından terk edilen birinin hayatı boyunca sevilmeyeceğini ve mutlu olamayacağını düşünmesi.

4) Büyütme ve Küçültme

Kişi bazı olayları yorumlarken, öznel bir takım ağırlıklar atfederler. Bu düşünce hatasını yapan kişiler kendi yaptıklarını küçük yapmadıklarını ise büyük görürler.

5) İkili Düşünme

Kişi durumu ya hep ya hiç şeklinde algılar. Örneğin: Mükemmel değilsem bu benim başarısız olduğum anlamına gelir.” “Beni eleştiriyorsa sevmiyor demektir ”

6) Kişiselleştirme

Sıkıntıda olan bireyler sıklıkla kendi kendilerine ve kendi ruhsal acılarına aşırı odaklanırlar. Bu nedenle olumsuz bir olay veya durum ortaya çıktığında bunun reddedildikleri veya suçlandıkları şeklinde kendileriyle ilgili olduğunu düşünme eğilimindedirler.

7) Felaketleştirme

Küçük bir bilgiden yola çıkarak, o bilgiyi de yeterince değerlendirmeden durumu hep olumsuz olarak değerlendirmek. “İşi yetiştiremedim, beni kovacaklar”

9) Zihin okuma

Çevremizdeki insanların düşündüğünü bildiğimizi ve onların da bizim ne düşündüğümüzü bildiklerini düşünürüz. Örneğin biz konuşurken esneyen birini gördüğümüzde sıkıldığını düşünmemiz buna bir örnektir.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir