Depresyon Testi
29 Ekim 2014
Engelli Çocuklara Nasıl Davranmalıyız?
7 Kasım 2014

Hayal Kırıklığı Acısını Neden Büyütüyoruz?

Çevrenizde birbirlerini çok seven çiftler mutlaka vardır. Her zaman yan yanalardır. Sorunlarını birlikte çözerler, başka kimseye ihtiyaçları yoktur. Birlikte oldukları zamanları mutlulukla dolu dolu geçirirler. Siz de bu peri masalı gibi görünen ilişkilere tanık olmuşsunuzdur. Ya da belki de kendiniz böyle bir ilişki yaşadınız/yaşıyorsunuz.

Böyle büyük heyecanlarla yaşadığımız duygular bizleri güçlü bir şekilde sarar. Bu peri masalının hep devam etmesini isteriz. Hayalini kurduğumuz her şey mevcut ilişkimizde mevcuttur ve bunları kaybetmeyeceğimizden emin olmak isteriz. Bizim için bu heyecandan, mutluluktan uzaklaşmak çok büyük bir hayal kırıklığı yaratacaktır ve bu durumdan mümkün olduğunca kaçınmak isteriz.

Peki bu çiftler ayrıldıklarında ne olur? Ben onsuz yaşayamam diyen insanlar nasıl yaşamaya devam eder? Bu sorular belki sizin de hep aklınızı karıştırdı. Bu ilişkilerin bitmesinden bu kadar korkulurken aslında yaşayacağımız hayal kırıklığını abartma eğilimindeyiz. Onsuz yaşayamam, o olmazsa nefes alamam gibi cümleler yaşadığımız ilişkiyi, yani gerçekleştirdiğimiz hayalleri mükemmelleştirme çabamızın ürünüdür. Hayalimizi yaşamak elimizden alındığında mahvolacağımızı her şeyin biteceğini düşünürüz.

Fakat ilişki bittiğinde çiftlerin konuşmaları çok değişebilir. Zaten çok vurdumduymaz bir adamdı. Zaten çok rahat bir kadındı. Zaten bu ilişki beni çok bunaltmıştı. Ben zaten bir süredir bu ilişkiyi bitirmek istiyordum cümleleri genellikle en çok duyulan cümlelerdir. Bir peri masalının arkasından duyulan bu cümleler bizi şaşırtır. Çünkü biz yaşadığımız bu mucizenin bitmesi durumunda yaşayacağımız hayal kırıklığını gözümüzde çok büyütüyoruz.

Hayal kırıklığına uğradığımız bu durumlarda bilinçaltımız bize hizmet eder. Yitirdiğimize üzüldüğümüz şeylerin aslında çok da değerli olmadığını, daha iyisini hak ettiğimizi, zaten aslında o kadar istemediğimizi bize hatırlatan bilinçaltımızdır. Her şey yolundayken bu düşüncelerin ortaya çıkmaması normaldir. Eğer bu düşünceler kriz anını yönetmek için ortaya çıkmasalar veya biz hep bu düşüncelerin farkında olsak acıyı azaltma mekanizması bu kadar iyi çalışmayacaktır.

Örneğin çocukluğunuzdan beri hayalini kurduğunuz arabayı aldınız. Bir sabah evden çıkıp arabanız çalınırsa ne kadar üzüleceğinizi düşünün. Belki arabanıza bir şey olmasın diye arada camdan bakıyorsunuz. Bu durumda eğer arabama bir şey olursa üzülmemek için arabanın zaten modeli eskimişti, benim tarzımı yansıtmıyordu, çok benzin yakıyordu diye düşünür kendimi rahatlatırım demezsiniz. Çünkü düşünce sistemimiz bu şekilde değildir.

Acıyı azaltma eğilimiyle hareket etmemiz bizim daha az acı çekmemizi hedefleyen bilinçaltı bir süreçtir. Biz gözümüzde hayal kırıklıklarını bu kadar büyütürken zihnimiz bizim yerimize olayları kolaylaştırmayı hedefler.

Eğer ki söylediğimiz büyük laflardan vaz geçebilmeyi göze alabilirsek, ben sensiz yaşayamamlardan, bu arabaya bir şey olursa katlanamamlardan vaz geçebilirsek belki de yaşayacağımız acılar büyük oranda azalacaktır. Büyük çabalar harcamadan zihinsel kontrol mekanizmalarımızla bu sorunlardan kurtulmamız olasıdır. Eğer ki yaşadığımız hayal kırıklıklarıyla baş etmeye hazır olursak baş etmemiz düşündüğümüz kadar zor olmayacaktır. Hayal kırıklıklarının bize yaşatacağı acılar belki de düşündüğümüz kadar büyük değildir. Çabalayarak bu üzüntülerin de kolayca geçeceğini görebiliriz.

E. Naz Aykar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir