Panik Atak ve Bilişsel Davranışçı Terapi
2 Aralık 2015
Stresinizi Yönetmenin Etkili 6 Yolu
6 Aralık 2015

Çağın Hastalığı Fomo!

Bu Durum Mutluluğunuzu Etkiliyor!

Bir Şeylerden Mahrum Kalmaktan Korkuyor Musunuz?

Durumunuzun Ne Kadar Kötü Olduğunu Fark Ettiniz Mi?

Mahrum kalma korkusu olarak adlandırılan fomo, kişinin herhangi bir şey yaparken örneğin televizyon izlerken, dışarıda yemek yerken, arkadaşlarıyla takılırken yapacak çok daha iyi bir şey olabileceği hakkında aşırı bir kaygı duymasıdır. Aslında bu kaygının artması insanların her zaman güncel paylaşımlar yapması teşvik edilen Facebook, Instagram gibi sosyal ağların yaygın kullanımından kaynaklanıyor. Bir düşünün; sürekli Facebook durumumuzu güncelleyip yaptığımız şeyleri paylaşıyoruz. Sosyal ağlarda gördüklerimiz de hayatımızdaki diğer insanların yaptıkları şeyler; gittikleri yerler, yaptıkları tatiller, katıldıkları aktiviteler ve böyle uzayan bir liste mevcut. Sonuç olarak sosyal ağlarda gördüğümüz aktivitelerin bazılarımızda strese ve huzursuzluğa neden olduğunu söylemek pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

Gençler ve yetişkinlerin araba sürerken bile telefonu ellerinden bırakmadıklarını görmüşsünüzdür. Bunun nedeni sosyal bir bağlantı ihtimalinin kendi hayatlarından bile (ve diğer insanların da tabi) daha önemli olmasıdır. Bir buluşmaya gittiklerinde buluşma esnasında Twitter hesaplarına göz atarlar çünkü Twitter’da daha ilginç ya da eğlenceli bir şeyler görme ihtimali olabilir.

Twitter hesabımızla, Facebook’tan yaptığımız yer bildirimleriyle, LinkedIn güncellemelerimizle birbirimize o kadar çok bağlıyız ki asla daha fazla yalnız olamayız. Bir şeyleri kaçırıyor olma, daha eğlenceli bir şeyden mahrum kalıyor olma korkusu sosyal bir etkinlikte bir anda baş gösterip o sırada çevrimdışı olmaya karar vermiş olsak bile en azından emin olmak için bir kere daha telefonumuzu elimize alıp sosyal ağlara göz atmamıza neden olabilir.

Şimdi de en önemli noktaya gelelim, araştırmalara göre bir kişinin Facebook profili ve durum güncellemeleri o kişinin hayatı hakkında tek taraflı; yalnızca hayatının en iyi kısımları hakkında kanı oluşturuyor. Gelgelelim hayatınız diğer insanların idealize ettikleri mükemmel hayatlarıyla boy ölçüşemez ve hayatınızı bunlara bakarak değerlendirmemelisiniz. Çünkü asıl tabloya baktığımızda söyleyebiliriz ki bu mükemmel görünen hayatların hiçbiri göründüğü gibi değil; yani gerçek değil. Arkadaşlarınızın, çevrenizdekilerin ne kadar güzel hayatları olduğunu düşünmek, sizin onlardan geri kaldığınızı ve hayatınızın aslında çok kötü olduğunu düşünmenize neden olacak ve mutsuz olmanıza yol açacaktır.

Bu konu aslında insanın mutlu olup olmama durumunun neye bağlı olduğuyla ilgili. Örneğin paranın mutluluk üzerindeki etkisi araştırılırken bulunan sonuçlardan kısaca bahsedelim. Araştırmalara göre kişinin genel yaşam memnuniyetini belirleyen şey mutlak gelirinin ne kadar çok olduğu değil de bu gelirin çevresindeki insanlarınkiyle karşılaştırıldığında kaçıncı sırada olduğuyla bağlantılı. Dahası, insanlar kendilerini daha düşük seviyedeki insanlarla kıyaslamaktansa çoğunlukla kendilerinden daha iyi durumda olanlarla kıyas yapıyorlar. İşte bu kademe hipotezine göre kişinin memnuniyeti direkt olarak gelir ve olanaklarına bağlı değil; bir kişinin gelirini yükseltmek eğer bulunduğu kademe de aynen yükseliyorsa kişinin yalnızca olanaklarını artırmış olacaktır.

Sonuç olarak maddi imkânlarımız nasıl olursa olsun çevremizdeki, yani aynı kademede olduğumuz kişilerin bizden daha iyi, daha hareketli, daha dolu bir yaşam sürdüğünü görmek (sanmak) bizi kötü yönde etkileyerek memnuniyetimizi ve mutluluğumuzu azaltacaktır. Sosyal medya yüzünden günümüzde bu kıyaslamaları daha fazla yapar ve mutluluğumuzu olumsuz etkiler olduk.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir