Psikoloji Doktoru
25 Eylül 2014
Aile Danışma Merkezleri
29 Eylül 2014

Anksiyete ve Depresyonun Sebepleri

Ruh sağlığı insanların hayatlarını derinden etkileyen bir faktör. İnsanların günlük hayatlarını etkilediği gibi sosyal ilişkilerini de oldukça fazla etkiliyor. Başta depresyon olmak üzere dünya genelinde çok sayıda insan, psikolojik destek alabilmek için zamanlarını ve paralarını harcıyorlar. Rakamlara baktığımızda dünyada her dört kişiden biri psikolojik problemlerle mücadele ediyor ve bu durum artarak devam ediyor.

Depresyon ve anksiyete üzerine yapılan araştırmaları incelediğimizde travmatik yaşam deneyimleri, depresyon ve anksiyeteyi etkileyen durumların başında geliyor. Travma olayı sonucunda kişinin depresif ya da kaygılı olma durumu ise zihinsel yaklaşımına göre şekilleniyor.

Bu bulgular ingilterede 32.000 kişi ile yapılan kapsamlı araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır (Kinderman et al., 2013)

Profesör Peter Kinderman’ın sunduğu bilgiler dahilinde:

” Depresyon ve anksiyete basit bir durum olmadığı gibi, tek bir sebebi da bulunmaz. Ulaşmaya çalıştığımız nokta insanların depresyon ve anksiyete ile mücadele ederken çektikleri acının sebebini bulmak ve bazı insanların neden daha fazla sıkıntı yaşadığını saptamak”

Yapılan ankette kişilerin aile ruh sağlığı öyküleri, eğitim ve gelir seviyeleri, sosyal koşulları, ilişki durumları ve deneyimledikleri travmatik yaşantıları sorgulandı.

Araştırma sonuçları gösteriyor ki, depresyon ve anksiyetede travmatik yaşantılar en önemli sebep iken, aile ruh sağlığı öyküsü ve eğitim seviyesi  ikinci en büyük sebep olarak karşımıza çıkıyor.

Profesor Kinderman şu şekilde devam ediyor:

Travmatik yaşantılar depresyon ve anksiyete için temel sebep. Ancak stres verici durum karşısındaki düşünce biçimi ve kabullenmesi depresyon ve anksiyete seviyesinde oldukça belirleyici bir durum.

Anksiyete ve depresyon sorunu yaşayan kişinin aile öyküsünü ve geçmiş yaşam deneyimlerini değiştiremeyiz, ancak düşünce şeklini değiştirip, pozitif baş etme stratejileri öğreterek stres seviyesini düşürebiliriz.

Depresyon ve Anksiyetede  3 Önemli Düşünce ve Davranış

Kişinin depresyon ve anksiyete yaşamasına sebep olan birçok durum olmasına rağmen. Doğrudan kişinin düşünce stili ve davranışları ile ilgili olan 3 temel durum bulunuyor.

  1.  Aynı konu üzerinde düşünüp durma (Rumination): Depresif düşüncelerin sürekli zihninizde dönüyor olması ve bu durumu kontrol edemiyor olmanız şeklinde tanımlanabilir. Bu durum bana bir konu üzerinde zihnin geviş getirmesi ve girici düşüncelerin zihni istila etmesi gibi geliyor.
  2. Düşük başa çıkma mekanizması: Örneğin başkalarından yardım almada eksiklik, yemek yememe, spor yapmama.
  3. Kendini Suçlama: Bu oldukça zehirli bir psikolojik alışkanlıktır. Bunun tersi olan kabul bunun çözümüdür.

Düşünce-Duygu-Davranış

Düşüncelerimiz depresyon ve anksiyete üzerinde doğrudan etkilidir.

Örneğin:

-Evde yalnız başınıza otururken içerideki pencereden gelen sesi güzel bir rüzgar esti şeklinde yorumlarsanız ne hissedersiniz? Sonrasında nasıl davranırsınız?

-İçeriden gelen sesi hırsız girdi şeklinde yorumlarsanız ne hissedersiniz? Sonrasında nasıl davranırsınız?

Gördüğünüz gibi iki ayrı düşünce karşısında farklı duygular hissediyoruz ve sonrasındaki davranışlarımız ona göre şekilleniyor. Bilişsel davranışçı terapilerin de temelinde yer alan yapı bu. Düşüncelerimizi değiştirerek duygu durumumuzu da değiştirebiliriz. Bu sebeple terapilerde düşüncelere odaklanılır.

Depresyon ile başa çıkmak için makalemize göz atabilirsiniz

 

Klinik Psikolog

Barış Gürkaş

 

Referanslar: Psychological Processes Mediate the Impact of Familial Risk, Social Circumstances and Life Events on Mental Health

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir