Çocuğum Okula Gitmek Istemiyor
29 Kasım 2013
Seveceğiniz Sözler
18 Aralık 2013

8 Temel Aile Unsuru

Aile terapisi son zamanların en merak edilen ve üzerine en çok çalışılan terapilerinden. Ailenin önemini belirten, ruhsal rahatsızlıklarda ne derece belirleyici olduğunu ortaya koyan çalışmalar her geçen gün artıyor. Aile içi dinamiklerin bozulması, bireylerde ruhsal rahatsızlık çıkmasına sebep olabiliyor.

Bu alanda önemli çalışmalar ortaya koymuş terapistlerden olan Psikiyatrist Murray Bowen, aileyi birbirine bağlayan 8 temel unsur olduğunu söylemektedir. Bu unsurlar ailenin bütün olarak algılanmasını sağlarken aynı zamanda bireyin aileden ayrışması gerektiğini de göstermektedir.

Murray 8 temel unsuru şu şekilde açıklıyor

1)      Benliğin Ayrışması:

Aileler ve diğer sosyal gruplar bireylerin hislerini, düşüncelerini, hareketlerini ve davranışlarını etkiler ancak insanlar grupların düşünce yapılarından sıyrılarak başkalaşmaya başlarlar. Çevrenin etkilerinden bireylerin sıyrılması onun gelişimi açısından önemlidir.

2)      Üçgenleşme

Üçgenleşme üç kişilik ilişki sistemini temsil eder. Sorun 3 kişilik ilişki içinde çözülemediği durumlarda dahi ilişki denge içinde kalır. Sorunun daha fazla büyütülmesi zorlaşır.

3)      Çekirdek Ailenin Duygusal Sistemi

Kişilerin ilişkideki inançları ve duruşları ilişki modellerinde önemli yere sahiptir. İlişki süresince alınacak kararlarda duygusal süreçler önemli etkiye sahiptir.

4)      Aile Yansıtma Sistemi

Aile yansıtma sistemi, çocuğa aile tarafından duygusal problemlerin yansıtılmasıdır. Bu çocuğun ailesiyle ilişkilerini, gelecekteki hayatını, duygusal yaşantılarını doğrudan etkiler.

Çocuğun beklentileri ile ilgili zorluklar yaşamasına, kendini ya da diğerlerini suçlama eğilimi yaşar. Kendinin mutluluğundan başkalarının sorumlu olduğunu, başkalarının mutluluğundansa kendinin sorumlu olduğu yanılgısını yaşar.

5)      Duygusal Kesilme

Duygusal kesilme bireylerin ailesiyle, kardeşleriyle, diğer aile bireyleriyle çözümlenmemiş sorunları yüzünden duygusal olarak azalan ya da tamamıyla kesilen ilişkileriyle ilişkilidir.

Duygusal iletişim kişi ailesinde uzaklaşınca yada ailesinin evini daha az ziyaret etmeye başladıkça azalabilir. Bazen de fiziksel olarak uzaklaşmasalar da, duygusal olarak iletişimi istemli olarak azaltabilirler.

6)      Kuşaklar Arası Aktarım Süreci

Kuşaklar arası aktarım süreci, anne-baba ve çocuklarının sahip olduğu marker’lar(İşaretler) arasındaki ufak farklılıkları tanımlamaktadır. Bu farklılıkları belirleyen bilgiler, ilişkiler yoluyla jenerasyonlar arasında geçiş yapmaktadır. Bu geçiş, bilinçli öğrenmeden ve bilgilerin otomatik öğrenilmesinden tutun da, duygusal tepkilerin ve davranışların bilinç dışı programlanmasına kadar belirli ve birbirine bağlı aşamalar üzerinde oluşur. İlişkisel ve genetik geçişi olan bilgiler, bireylerin kendiliği ile etkileşim içindedir.

7)      Kardeşlerin Konumu

Bireyler aynı kardeş pozisyonlarında dünyaya geldiklerinde benzer karakteristik özelliklerine sahip olurlar. Örneğin en büyük çocuk lider pozisyonunu üstlenir, en küçük çocuk ise genellikle takipçi rolünü üstlenir. Hiçbir pozisyon birbirinden daha iyi değildir ancak birbirini bütünler.

8)      Toplumsal Gerileme

Bowen toplumsal regresyon ve aileyle ilgili duygusal ilişkinin önemini çocuk suçlularının aileleriyle yaptığı çalışmalarda elde etmiştir. Duygusal olarak desteklenmeyen çocuklar, diğer çocuklara göre suça meyilleri daha fazla.

 

 

Psikolog Barış Gürkaş

İstanbul

 

Referanslar:

Goldenberg I. & Goldenberg H. (2000) Family Therapy and overview fifth edition Brooks/cole

Michhael E. Keer & Murray Bowen (1988) Family Evaluation W.W Norton

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir